menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tekkeden Tik-Tok’a, dergâhtan stadyuma

30 0
28.02.2026

Kadın-erkek, genç-yaşlı, inançsız-inançlı herkesin kulağına ve diline adeta yapışan bir müzikal tekerleme, 2026 yılının Ramazan’ına damgası vurdu.

Bu akılda kalıcı, ritmik, melodik parçaya “ilahi“ demek doğru değil.

Müzikologlar ve sosyologlar bu türden parçalara “yeşil pop” veya “pop-ilahi” diyorlar.

Bu parçalarla “Cumhur İlahisi“ yahut “Tekke Musikisi“ tarzı ilahiler arasında hem teknik hem de estetik açıdan derin uçurumlar var.

Klasik ilahi denince, Türk din musikisinin cami ve tekke geleneği içinde gelişmiş, belirli makam ve usûl kurallarına sadık kalınarak üretilmiş müzik eserleri anlaşılır. Bunlar tasavvufî temaları işleyen ve dinî toplantılarda okunan eserlerdir.

Pop ilahiler genellikle 4/4’lük düz pop ritimleri ve akılda kalıcı basit melodiler üzerine kuruludur.

Klasik ilahilerde, insan sesi (fem-i muhsin) merkezde olmak üzere ney, kudüm, bendir, rebab ve kanun gibi akustik enstrümanlar kullanılır.

Buna karşılık yeşil pop parçalarının temelinde synthesizer (klavye), dijital altyapılar ve bazen elektro bağlama bulunur. Cehrî zikir sesleri sıkça ritim unsuru olarak kullanılır.

Klasik ilahilerin icrasında “vakar” ve “huşu” esastır. Bağırmaktan kaçınılır ve dinleyiciler düşünmeye yönlendirilir.

Pop ilahilerde, arabesk vokal teknikleri (nağmeler, gırtlak oyunları ve ajitasyon) öne çıkar. Temel hedef, kitleleri........

© Karar