menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyaset itibarsızlaşırsa millet kazanır mı?

130 0
14.09.2026

AK Parti 2002 yılında ‘siyaseti yeniden milletle buluşturmak’ amacıyla ve de ‘millet iradesi’nin üzerindeki bütün vesayet odaklarına meydan okuyarak yola çıkmıştı.

İktidar odaklı hedeflerini belirlerken de millete şöyle bir taahhütte bulunmuştu: “Ülkemizde, bazı siyasetçilerin kısa hedefle çıkarlara yönelik tutumları yüzünden halkın siyaset kurumuna ve politikacılara güveni sarsılmıştır. Oysa, demokratik bir toplumda, halkın refah ve mutluluğunu sağlamanın meşru yolu olan siyaset, üstün bir değerdir. Partimizin uygulayacağı ilkeli siyasetle hem ülkemizin köklü sorunlarına çözüm üretecek, hem de halkın siyaset kurumuna karşı sarsılan güveni yeniden kazanılacaktır.”

Bu konuda 2013’e kadar önemli mesafeler alınmış, siyaset kurumu millet nezdinde yeniden itibar kazanmaya başlamıştı.

Ama sonrasında aynı AK Parti iktidarı, radikal bir istikamet değişimi yaşadı ve bugün bu sapmanın hâlâ rasyonel izahı yapılabilmiş değil. Daha da talihsiz olanı, özellikle 2018’den sonra milletle ve kendi ilkeleriyle bile bütün bağlarını koparmış bir AK Parti’nin ortaya çıkmış olmasıdır.

Çünkü AK Parti yola çıkarken neleri vadettiyse, bugün onların hepsine adeta savaş açmış bulunuyor.

‘Hukukun üstünlüğü esas olacak’ dedi, bugünkü AK Parti Türkiye’sinde hukukun ve adaletin hali ortada.

Ekonomiyi kalkınmış ülkelerle rekabet edecek seviyeye çıkaracağını, refah standartlarını yükselteceğini, enflasyonu ülkenin gündeminden çıkaracağını vadetti. Ama bugün irrasyonel ekonomik modeller yüzünden derin bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Enflasyonu düşüremediğimiz için emekliler, asgari ücretliler ve bütün dar gelirliler üzerlerine çöken yoksulluğun en derin halini........

© Karar