Dört halifeyle başlayan iktidar mücadelesi Müslüman dünyanın genetiğini bozdu…
Hz. Peygamber’in vefatından sonra, dört halife dönemi de dahil olmak üzere, ne yazık ki bizzat Müslümanlar arasında yaşanan ‘iktidar mücadeleleri’ yüzünden bugünlere övünebileceğimiz güzel örnekler kalmadı.
Kabul etmek gerekiyor ki Hz. Peygamber’den sonra, Arap toplumundaki kabilecilik geleneği aşılarak özellikle Hz. Ebubekir’in halife seçimi ile birlikte sağlıklı bir siyasal yapı oluşturulamamasının sonuçları bugünü de etkileyen bir özelliğe sahip. Bu yüzden günümüzde Müslüman dünyanın başını ağrıtan en önemli meselelerden birisi siyasal alanın din üzerinden kullanılmasıdır. Daha ilk dönem Müslümanları tarafından yanlış atılan bu ilk adımla birlikte dini ve ilmi alan dahil her şey siyasetin kontrolüne girmiş ve iktidar erkinin günahları din örtüsüyle görünmez kılınmıştır.
Bu konuda, geçtiğimiz günlerde Yusuf Ziya Cömert köşesinde, Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’ın “Farklı Bir İslam tarihi” kitabına da dikkat çeken zihin açıcı bir yazı kaleme almıştı. Yusuf Ziya’nın, Hoca’nın kitabı konusunda “çığır açmasını ümit ettiğim faydalı bir başlangıç olarak görüyorum” ifadesi önemliydi. Kuşkusuz Ahmet Yaşar Ocak Hoca, bu konularda yetkin bir isim.
Ancak hemen belirtelim, İslam tarihi konusunda modern zamanlarda din anlayışımıza ışık tutacak, özellikle ilk dönemde yaşanan ‘sahabe kavgaları’ konusunda ilmi vukufiyeti olan başka bilim insanlarımız da var. Bu isimlerden birisi de Prof. Dr. Ahmet Akbulut’tur.
Prof. Akbulut “Kur’an’a Yabancılaşma Süreci” adlı eserinde, Hz. Ömer’in Hz. Ebubekir’i halife seçmek için Kureyşlilerden oluşan altı........
