Gastronomide Marka İl “Ordu”
Bir şehrin hafızasını anlamanın en doğru yolu, o şehrin mutfağına oturmaktır. Çünkü yemek, toprağın bereketini, insanın emeğini ve kültürün yüzyıllar boyunca taşıdığı birikimi aynı sofrada buluşturur. Yıllardır Türkiye'nin birçok şehrini gastronomi adına geziyor, üreticilerle, şeflerle ve yerel işletmelerle bir araya geliyorum. Fakat bu kez Ordu'da yaşadığım üç gün, bana gastronominin bir festivalden çok daha büyük bir kalkınma modeli olduğunu bir kez daha gösterdi.
Benim de davetli olarak katıldığım YEDAŞ Ordu Gastronomi Festivali, iyi planlanmış bir organizasyonun şehir markalaşmasına nasıl katkı sağlayabileceğinin güçlü bir örneğiydi.
Festival; Ordu Valisi Sayın Muammer Erol'un himayelerinde, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in öncülüğünde, Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak'ın koordinasyonunda, MA MAJOR Organizasyon Ltd. Şti. tarafından, gastronomi dünyasının yakından tanıdığı Akif Budak'ın organizasyonuyla ve ünlü şefimiz Özlem Mekik’in sunumuyla gerçekleştirildi. Böylesine geniş bir iş birliği, daha ilk andan itibaren festivalin ciddiyetini ortaya koyuyordu.
Kortej yürüyüşüyle başlayan coşku, Tayfun Gürsoy Parkı'ndaki açılışla adeta bir gastronomi şölenine dönüştü. Ancak beni en çok etkileyen ayrıntı, festivalin üç güne yayılan programının alanla sınırlı kalmamasıydı.
Ordu'nun ilçelerini adım adım gezdik
İşte bu tercih, festivali sıradan bir etkinlik olmaktan çıkarıp gerçek bir gastronomi keşfine dönüştürdü.
İlk sabah Hünkâr Restoran'daki kahvaltıyla başlayan yolculuğumuz, Bolaman Yıldız Pide'nin nefis pideleriyle devam etti. Ardından Yalıköy Park Büfe ve Yalıköy Köftecisi'nde Karadeniz'in samimi köfte lezzetiyle tanıştık. Fatsa Liman Barınak Balık Cafe'de denizin balık bereketini tattık. Bal Evi'nde arıcılığın bölge ekonomisindeki önemini dinledik. Çerkezler Sosyal Tesisi, Çerkez kebabı gibi farklı kültürlerin mutfağa kattığı renkleri gösterdi.
Boztepe'ye teleferikle çıkarken Ordu'nun eşsiz manzarası adeta sofraya eşlik eden en güzel sunumdu. Royal 52 Cafe'de içilen çay, yenilen tost ve yöreye özgü Ufuk Gazoz, küçük ayrıntıların bile şehir kimliğinin parçası olabileceğini gösteriyordu. Dağ kızağındaki heyecan ise gastronomi turizminin doğa turizmiyle nasıl bütünleşebileceğinin güzel bir örneğiydi.
Akşam Ünye........
