Hamdallaye
Batı Afrika’nın kızıl topraklarında yol almak, bazen bir coğrafyadan çok bir insanlık hikâyesinin içine yürümektir. Nijer’de görev yaptığım 2013-2015 yılları arasında, başkent Niamey’den uzak olmayan bir yolculuk sırasında uğradığım küçük bir yerleşim yeri, hafızamda sıradan bir köy olarak değil; bir teslimiyetin adı olarak yer etti: Hamdallaye.
Nijer’in güneybatısında, Nijer Nehri’ne ve Mali ile Burkina Faso sınırlarına yakın bu mütevazı yerleşim, idari olarak hem köy hem de kırsal komün (belediye) olarak anılıyor. İlk bakışta Afrika’nın diğer yoksul köylerinden biri gibi görünüyordu. Tozlu yollar, güneşin altında kavrulan topraklar, sade sazlık evler… Fakat bazen bir yeri özel yapan şey manzarası değil, taşıdığı ruhtur.
Köyün tabelasını gördüğüm an dikkatimi çeken ilk şey adı oldu: “Hamdallaye…”
İçimden, bunun mutlaka “Hamdolsun”, “Elhamdülillah” anlamına gelen bir isim olduğunu düşündüm. Kelimenin tanıdıklığı kalbime dokunmuştu. Fakat insan bazen bir kelimenin ardında nasıl bir hayat saklı olduğunu tahmin edemiyor.
Şoförümüz Al-Hassane’a uygun bir yerde durmasını söyledim. Köyün adının nereden geldiğini öğrenmek istiyordum. Yolda yürüyen birkaç kişiye yaklaştık, selam verdik. Al-Hassane yerel dilde (Hausa dili) merak ettiğimiz soruyu sordu. Sorumuza içlerinden biri cevap verdi. Ve anlattıkları karşısında, Afrika sıcağında içimi ürperten bir serinlik hissettim.
Vücudumun ürperdiğini hâlâ hatırlıyorum. Gözlerim istemsizce dolmuştu. Çünkü bazen insan, yoksulluğun ortasında öyle bir iman görür ki........
