menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Prof. Dr. Şerafeddin Gölcük: İlim, Vakâr ve Adanmışlıkla Geçen Bir Ömrün Ardından

8 0
11.10.2026

İslam düşünce tarihinin, özellikle de Kelâm ilminin cumhuriyet dönemi Türkiye’sindeki en mümtaz temsilcilerinden biri hiç şüphesiz Prof. Dr. Şerafeddin Gölcük Hocamızdır. Hayatını Kur’ân ve Sünnet eksenli bir tefekkürün inşasına, İslam ilim geleneğinin ihyasına ve ahlaklı nesillerin yetiştirilmesine adayan bu mukaddes ömür, akademiden cemiyete, kürsülerden talebe kalplerine uzanan derin ve silinmez izler bırakmıştır. Şerafeddin Gölcük denilince akla ilk gelen şey; ilmi liyakat, tevazu ile harmanlanmış bir vakâr ve sahih akideyi çağın anlayışına aktarma gayretidir. Kelâm ilmini sadece geçmişin polemik ve tartışmalarından ibaret görmemiş, onu yaşayan, günümüz insanının zihni ve kalbi şüphelerine cevap veren dinamik bir ilim dalı olarak ele almıştır. O, hem klasik metinlerin derinliğine nüfuz etmiş bir fakih ve mütefekkir hem de çağdaş düşüncenin meydan okumalarını göğüsleyen basiretli bir akademisyendir.

İlim yolculuğunu ve mücadelesini Anadolu’nun irfan geleneğiyle yoğuran Hocamız, ilim arayışını her daim hayatının merkezine koymuş, Yüksek İslam Enstitüleri, İslami İlimler ve İlahiyat Fakülteleri bünyesinde sürdürdüğü uzun ve bereketli akademik hayatı boyunca ilmin izzetini her türlü dünyevi makamın üstünde tutmuştur. Gerek yetiştirdiği yüzlerce talebe, gerekse idari ve akademik sorumlulukları esnasında sergilediği adalet anlayışı, onu sadece bir “akademisyen”  değil, aynı zamanda bir “mürşid” ve “rehber”  konumuna yükseltmiştir. Hocalığı, dershanelerinin sınırlarını aşmış; hal dili, beyan güzelliği ve samimiyetiyle öğrencilerine örnek bir mümin duruşu aşılamıştır. Onun ilmi şahsiyetinde dikkat çeken en temel vasıf, Kelâm ilmine getirdiği usûlî yaklaşım ve Ehl-i Sünnet akidesini koruma kararlılığıdır. Modernleşme sancıları çeken, fikri savrulmaların ve inanç krizlerinin yaşandığı bir çağda, Şerafeddin Gölcük Hocamız samimi bir inanç kılavuzu olmuş; İslam’ın ana gövdesini temsil eden Ehl-i Sünnet omurgasının muhafazası için dirayetle çalışmıştır.

İslami düşünceye sunduğu katkılar bakımından, kaleme aldığı eserler ve yayımladığı makaleler Cumhuriyet dönemi İlahiyat literatürünün temel taşlarındandır. Eserlerinde üslup; yalın, net, akademik ciddiyete haiz ancak bir o kadar da ihlaslı ve kuşatıcıdır. Kelâm ders kitapları ve araştırmalarıyla İlahiyat fakültelerinde Kelâm öğretiminin sistemleşmesine öncülük ederken, kelâmî meseleleri tarihsel fosiller olarak değil, günümüz insanının varoluşsal krizlerine şifa sunan hakikatler olarak işlemiştir.........

© İnsaniyet