menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kızılırmak Zamanı

5 0
18.10.2026

Araştırmacı Yazar İsmail Doğan’ın Milli Folklor Dergisi’nde yayınlanan makalesinden aynen aktaralım.

“Kızılırmak üzerinden her geçişimde yatağından çıkmak için çırpınan, feryat eden coşkun suları görür ve düşünürdüm, ‘niye Kızılırmak?’ diye. Yaşını almış, çileler çekmiş, ağ pürçekli bir nineye sordum; ‘Yavrum bu akmayasıca, deli ırmak çok canlar aldı. Nice elleri kınalı gelinleri, koç yiğitleri, sabi bebeleri koynuna aldı. Baharın, bu deli ırmak coşar can ister, kızıl akar onun için Kızılırmak derler” dedi.

Deli ırmak üzengisiz tay misali coşup çağlar, her coşuşunda bir can alırdı ta ki taya vurulan gem gibi barajlarla sakinleştirilip, durdurulana kadar. Kızılırmak’ın çıktığı ve denize döküldüğü yerleri ne derece yaktığını bilemem ama Kırşehir’den geçerken bıraktığı izleri onun üzerine yakılan türkülerde, ağıtlarda görebiliriz. Kızılırmak üzerine yakılan türkülerden en çok bilineni Kırşehirli Âşık Said’e aittir. Cahit Obruk’un Kırşehirli Âşık Said adlı eserinde Kızılırmak ile ilgili Boğulan Gelin adıyla bilinen şu dörtlüklerine rastlıyoruz:

Kızılırmak selâmına durdun mu........

© İnsaniyet