menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

New Age Dalga: Spiritüalizmin Tanımlanamayan Çocuğu

37 0
31.05.2026

New Age dalgaya yönelik tanımlanamayan ifadesini kullanmamamızın nedeni, “yeni çağ” anlamına gelen bu isimlendirme üzerinde uzlaşılmış bir tanımın olmayışı bir yana içeriğinin ve aidiyetinin sorunlu oluşudur. Baktığımızda isimle ilgili birçok tanımla karşılaşıyoruz ama hangi tanımın bu etiket altında yer alan hangi akıma veya düşünceye karşılık geldiğine karar veremiyoruz. Bir kısmı “yirminci yüzyılda Batı’da ortaya çıkan spritüal ve mistik hareketler” derken bir başkası “ruhsal konularla ilgili bireysel yaklaşımlar” şeklinde bir tanım ortaya koymaktadır. Bu iki tanımda da spiritüalizm ortak nokta olarak görülmektedir. Öte yandan bu etiket altında bir de şifacılık şeklinde sektörel boyut bulunmaktadır.

New Age kapsamında ortaya çıkan figür ve grupların bir kısmı veya çoğunluğu bu etiketi mutluluk ve sağlık üzerinden maddi kazanç elde etme aracına dönüştürmüş ve neticede ortaya hatırı sayılır bir sektör çıkmıştır. Bu yönüyle bakanlar New Age’i şöyle tanımlıyorlar: “New Age akımları, genel olarak alternatif tıp ve kişisel gelişim alanında faaliyet gösteren, dinî değerleri amacına uygun kullanan ve çeşitli spiritüel pratikleri bir araya getiren genel bir isimlendirmedir.”

Bu sektörde yer alanlar “theta (bilinçaltını temizleme terapisi), reiki (ruhsal şifa tekniği), aile dizilimi, biyoenerji, numeroloji, İslamî mimoloji (İslam kılıfı giydirilmiş mitoloji), İslam tasavvuf eğitimi gibi kimisi kamuflaj olarak kullanılan adlar altında doğum analizi ve doğum haritası çıkarma” işine kadar işi abartmışlardır.

Bu hareketlere katılanlar -belki de kapılanlar demek lazım- genelde kişisel ve sosyal ilişkileri bozuk, ruhsal sorunlar yaşayan, sosyal yönleri zayıf, içe kapanık, aile düzenleri dağınık, din ve inançtan kopuk, psikolojik boşluğa düşmüş kişilerden oluştuğu gözlemlenmektedir. Bunların birçoğu onların seanslarına katılıp anlık geçici tatmine ve rahatlığa ulaşmakla birlikte sonuçta hayal kırıklığına hatta aldatılma ve maddi-manevi mağduriyete uğramaktadırlar.

Bu dalgaya kapılmanın nedeni aşırı özgürlük vurgusu, külfetsiz ve sorumsuz bir yaşam arzusu ve ölçüsüz bireyselleşme sonucu kurumsal dinlerin ve hatta aile gibi koruyucu kurumsal sosyal yapıların dışlanması sonucu bireylerin ciddi anlamda belirsizliğe düşmesi ve........

© İnsaniyet