AYM Kararı Işığında “ByLock” Delili ve Örgütsel İçerik Tespitinin Önemi
19.06.2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından 24.02.2026 tarihinde verilen R. Ç. kararında; terör örgütü üyeliğinden mahkum edilen başvurucunun mahkumiyetinde, ByLock kullanımına ilişkin itirazlarının ve delil değerlendirilmesinin yeterli gerekçe ile değerlendirilip değerlendirilmediği incelenmiştir.
Somut olayda; Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı, lise öğretmeni olarak görev yapmakta olan başvurucunun da bulunduğu kişiler hakkında, FETÖ/PDY üyeliği şüphesi ile soruşturma başlatılmıştır.
Kolluk tarafından yapılan araştırmalar sonucunda; başvurucunun, kendi adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock programı kullandığına, Bank Asya hesabı bulunup, bankanın çeşitli şubelerinde bankacılık işlemleri gerçekleştirdiğine, anılan örgütle irtibatı nedeniyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğuna ve Sendikanın Ergani ilçe temsilcisi olduğuna dair tespitlerde bulunulmuştur.
Başvurucu; Aktif Eğitim-Sen üyeliğini, herhangi bir yönlendirme olmadan ve herhangi bir faaliyetine katılmadan, yalnızca memurların haklarını koruduğunu düşündüğü için üye olduğu şeklinde açıklamıştır. Başvurucu daha sonra, sanık olarak yargılandığı duruşmanın ilk celsesinde, Sendikanın Ergani temsilciliği görevini yürütmediğini de söylemiştir. Bank Asya hesabını ise; faizsiz bankacılık nedeniyle tercih ettiğini, Bankadaki hesabını uzun süredir aktif olarak kullanmadığını, bunlarla birlikte terör örgütü ile hiçbir bağlantısı olmadığını savunmuştur.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede; örgütün gizli iletişim vasıtası olarak kabul edilen ByLock programını kullandığına dair tespit başta olmak üzere, Bank Asya hesap hareketleri, Sendika üyeliği ve anılan örgütle irtibatlı olduğu gerekçesi ile meslekten uzaklaştırılmasına dayanılarak terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia edilmiştir.
Başvurucu, sanık olarak yargılandığı duruşmanın ilk celsesinde; temsilcilikle ilgili beyanına ek, ByLock tespiti yapılan GSM hattını kendisi kullanmakla, ByLock programından haberdar olmadığını ve bu programı kullanmadığını ifade etmiştir.
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü; örgüte üye oldukları iddiası ile haklarında soruşturma yürütülen F.D.’nin ve H.Do.’nun farklı tarihlerde, kollukta şüpheli sıfatı ile alınan ifadelerine dair tutanaklarla kendilerine gösterilen fotoğraflar üzerinden yaptırılan teşhis işlemine dair tutanağı celse arasında Mahkemeye göndermiştir. Tutanakta;
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen F.D.’nin, başvurucuyu örgüt içerisinde “Ergani ilçe abisi” olarak bildiği,
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen H.Do.’nun ise; ByLock programını kullandığını kabul etmekle, başvurucunun numarasının ByLock’unda ekli olduğunu ve onun örgüt içinde “Ergani ilçe abisi” olduğunu ifade ettiği yer almaktadır.
Ek olarak; F.D. ve H.Do., kendilerine gösterilen fotoğraflar arasından başvurucuyu teşhis etmişlerdir.
Celse arasında dosyaya sunulan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile CGNAT kayıtları ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen şahısların ifade tutanakları başvurucuya okunmuş olup; başvurucu tarafından, ByLock kullanmadığına dair savunmasını tekrarla, F.D. ve H.Do.’yu tanımadığı ve bu kişilerin beyanlarını kabul etmediği ifade edilmiştir.
Yargılamanın son celsesinde başvurucu müdafii tarafından; H.Do.’nun tanık olarak ifadesinin alınması talep edilmişse de, dosyanın geldiği aşama gerekçe gösterilerek bu talep reddedilmiştir.
Başvuruya konu yargılamayı yapan Mahkemece, ByLock delili üzerinde durulmakla, delil; “04.03.2016 tarihine kadar ByLock sistemine giriş yaptığı”, “sanığa ait olan ID numarasının ekleyen şahısların sanığa ‘rmzn2143’, ‘erganili Ramazan’ şeklinde isim verdiği ve kendi ByLock listelerine bu şekil eklediği”, “silahlı terör örgütünün kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek, sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullandığı”, “örgütün haberleşme aracı olan ByLock programının sanık tarafından yoğun bir şekilde kullanılmış olduğu” şeklinde değerlendirilmiştir.
Ayrıca gerekçede; alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilirken, “sanığın yapmakta olduğu kamu görevinin niteliği” ve “örgütteki konumu” hususlarına da yer verilmiştir.
Başvurucu tarafından; ByLock programını örgütsel iletişimi sağlamak amacıyla kullandığına dair yargılama makamları tarafından mahkumiyet kararına dayanak alınan delillere ve değerlendirmelere karşı, davanın esasına etkili olarak ileri sürdüğü itirazların karşılanmaması nedeniyle adil/dürüst yargılanma hakkının ihlal........
