ANAYASA MAHKEMESİ'NİN GÖSTERDİĞİ YOL ETKİSİZ KALIRSA?
Etkili Başvuru Hakkı Ve Tazminat Komisyonu Kararları
Bir kişi düşünelim. Hakkında ceza davası açılıyor. Yıllarca sanık sıfatıyla yargılanıyor. Duruşmalar yapılıyor, kararlar veriliyor, dosya istinafa gidiyor. Aradan altı yılı aşkın bir süre geçiyor. Sonunda yargılama bitiyor.
Kişi, bu kadar uzun süren bir ceza yargılamasının makul olmadığını düşünerek Anayasa Mahkemesi'ne başvuruyor. Ancak Anayasa Mahkemesi ona şunu söylüyor: "Önce başka bir hukuk yolunu tüketmelisiniz."
Bunun üzerine başvurucu gösterilen yolu izliyor. Kanunun öngördüğü başvuru formunu dolduruyor. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirtiyor ve açıkça manevi tazminat talebinde bulunuyor. Aradan bir süre daha geçiyor. Bu kez Tazminat Komisyonu karar veriyor.
Kararda ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Komisyon, yargılamanın makul sürede tamamlanmadığını kabul ediyor. Başka bir ifadeyle hakkın ihlal edildiğini tespit ediyor. Ancak aynı kararda başvurucunun tazminat talebi bulunmadığını belirterek herhangi bir tazminata hükmetmiyor. Oysa başvuru formunda açıkça manevi tazminat talebi yer alıyor.
Daha da ilginci, bu açık çelişkiye karşı yapılan itiraz da reddediliyor. Peki bir hukuk yolunun varlığı tek başına o yolu "etkili" hale getirir mi? Dosyada açıkça bulunan bir talebin yok sayılması yalnızca basit bir maddi hata olarak mı değerlendirilmelidir? Yoksa bu durum, etkili başvuru hakkı, gerekçeli karar hakkı ve mahkemeye erişim hakkı bakımından anayasal düzeyde bir ihlale mi işaret etmektedir? Son dönemde verilen Anayasa Mahkemesi kararları ışığında bu soruların cevabı, ilk bakışta göründüğünden çok daha önemlidir.
Anayasa Mahkemesi uzun süredir makul sürede yargılanma hakkı bakımından Tazminat Komisyonu yolunu etkili bir başvuru yolu olarak kabul etmektedir. 2014/13828 başvuru numaralı ve 12/09/2018 tarihli Ferat Yüksel kararında, 6384 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan mekanizmanın bireysel başvuru öncesinde tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu belirtilmiştir.
Ancak bir başvuru yolunun yalnızca kanunda düzenlenmiş olması onun etkili olduğu anlamına gelmez. Nitekim Anayasa Mahkemesi 2021/1490 başvuru numaralı ve 09/12/2025 tarihli H.K. ve Diğerleri Kararında bu hususu açık biçimde vurgulamıştır:
"14. Etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlama) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması olarak tanımlanabilir (Y.T. [GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, § 47; Murat Haliç [1. B.], B. No: 2017/24356, 8/7/2020, § 44).
15. Öte yandan şikâyetlerin esasının incelenmesine imkân sağlayan ve gerektiğinde uygun bir telafi yöntemi sunan etkili hukuk yollarının olması, ilgililere etkili başvuru hakkının sağlanmasının bir gereğidir. Buna göre kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla öngörülen yargı yollarının mevzuatta yer alması yalnız başına yeterli olmayıp bu yolun aynı zamanda pratikte de başarı şansı sunması gerekir. Söz konusu yola başvurulabilmesi için öngörülen koşullar somut olaylara tatbik edilirken dayanak işlem, eylem ya da ihmallerden kaynaklanan........
