menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni Heyet, Eski Kanaat: Yargılama Gerçekten Yenileniyor mu?

7 0
20.10.2026

Bir mahkumiyet kararından sonra yargılamanın yenilenmesi gündeme geldiğinde, önceki yargılamada görev yapan hakim aynı dosyaya yeniden bakamaz. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 23. maddesinin üçüncü fıkrası açık bir yasak koymaktadır.

Hakim, daha önce verdiği kararın etkisinde kalabilir. Yeni delilleri, açıklamaları ve hukuki itirazları, önceki kararını doğrulayacak biçimde değerlendirebilir. Yargılamanın yenilenmesi de gerçek bir yeniden değerlendirme yerine, eski hükmün korunmasıyla sonuçlanabilir.

Kanun koyucu bu riski hakimin kişisel iradesine bırakmamış, tarafsızlığı güvenceye almak için önceki yargılamada görev alan hakimin dosyadan çekilmesini gerekli görmüştür. Bunun için hakimin kötü niyetli olup olmaması önemli değil. Önceden oluşmuş kanaatin yeni değerlendirmeyi etkileyebilme ihtimali, başlı başına önemsenmiştir.

Ancak bugün, kanun koyucunun öngördüğü güvencenin yeterliliğini sorgulamayı gerektiren yeni bir durumla karşı karşıyayız. AİHM’nin Yalçınkaya ve onu izleyen kararlarda 4.501 kişi hakkında verdiği ihlal kararları üzerine yürütülen yeniden yargılamalar, önceki kanaatin etkisini tek bir dosyanın ötesinde düşünmemizi gerektiriyor. Önceki hükmü veren hakim değişse bile, onunla aynı gerekçelerle başka sanıkları mahkum etmiş bir hakim dosyaya baktığında, önceki kanaatin etkisi ortadan kalkmış olur mu?

Kanunun korumak istediği tarafsızlık

CMK’nın 23. maddesinin gerekçesi, düzenlemenin amacını anlamak açısından önemli. Hükümet tasarısında, hakimin ele alacağı işe ilişkin önceden oluşmuş düşüncesinin bulunmaması tarafsızlığın koşulları arasında gösterilmiştir. Yargılamanın yenilenmesine ilişkin üçüncü fıkra ise Adalet Komisyonunda eklenmiştir.

Komisyon gerekçesinde, düzenlemenin amacı açıklanırken şu ifadeye yer verilmiştir: “aynı uyuşmazlık hakkında daha önce kanaatini belirtmiş olan hakimin daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek”

Gerekçenin devamında, bu yolla hakim tarafsızlığının sağlanmasının amaçlandığı belirtilmektedir. Dolayısıyla düzenleme, yalnızca heyetteki isimlerin değişmesine yönelik biçimsel bir kural değildir. Önceden açıklanmış kanaatin sonraki incelemeye hakim olmasını önlemeye çalışmaktadır.

“Aynı uyuşmazlık” ifadesinin doğrudan karşılığı, aynı somut davadır. Ancak düzenlemenin dayandığı düşünce, benzer uyuşmazlıklar bakımından da anlam taşır. Çünkü insanın önceki kanaatine bağlılığı yalnızca aynı kişi hakkında verdiği kararla sınırlı değildir. Başka kişiler hakkında tekrar tekrar uyguladığı değerlendirme biçimi de sonraki kararlarını etkileyebilir.

4.501 başvuru, 81 il ve ortak bir yaklaşım

AİHM Büyük Dairesinin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararı, tek bir dosyayla ilgili ihlali aşan tespitler içermektedir. Mahkeme, ByLock kullanımına ilişkin ulusal yargı yaklaşımından kaynaklanan sistemik bir sorun belirlemiş;........

© Hukuki Haber