menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Takmamak mı, yoksa duyguyu yaşamak mı?

11 0
29.03.2026

Takmamak mı, yoksa duyguyu yaşamak mı? Günümüz insanının en sık sorduğu sorulardan biri bu.

“Boş ver”, “kafana takma”, “umursama” gibi cümleler adeta modern çağın mottosu haline geldi. Ancak bir psikolog olarak şunu net şekilde söylemek gerekir: Takmamak her zaman çözüm değildir. Hatta çoğu zaman, kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de uzun vadede daha büyük duygusal yüklerin birikmesine neden olabilir.

Öncelikle “takmamak” dediğimiz şeyin ne olduğuna bakalım. Takmamak genellikle bir savunma mekanizmasıdır. Kişi canını acıtan, kaygı yaratan ya da kontrol edemediği bir durumla karşılaştığında zihni kendini korumak için “önemsememe” yolunu seçer. Bu, bazı durumlarda sağlıklı bir sınır koyma davranışı olabilir. Örneğin, başkalarının sürekli eleştirilerine maruz kalan birinin bu eleştirileri içselleştirmemesi ve “takmaması” ruh sağlığını koruyucu bir işlev görür. Ancak burada ince bir çizgi vardır: Sağlıklı sınır koymak ile duygudan kaçınmak aynı şey değildir.

Duygudan kaçınmak, çoğu zaman “takmamak” gibi görünür. Kişi üzülmemek için düşünmemeye, hissetmemeye çalışır. Ancak bastırılan her duygu, ortadan kaybolmaz; sadece yer değiştirir. Zamanla beden belirtileri (baş ağrısı, mide problemleri), ani öfke patlamaları ya........

© Haberton