Geçiciliğin bilinci: Bugün varız, yarın yokuz
İnsan, kendi varoluşunu çoğu zaman süreklilik üzerinden kurar; oysa yaşam, kesintisiz bir devamlılıktan çok, ardışık kırılmalar ve geçişler toplamıdır. Bu kırılgan zemin, insanı hem anlam arayışına, hem de varlığını yeniden kurmaya zorlar. Tam da bu noktada geçicilik, bir kayıp fikrinden ziyade idrakin başlangıç noktası haline gelir.
İnsan, çoğu zaman kendini tamamlanmamış bir proje gibi görür; oysa tasavvufi perspektifte insan, sürekli oluş halinde olan bir hakikat yolcusudur. Bu yolculukta eksiklik bir kusur değil, kemale açılan kapıdır. Çünkü her eksiklik, insanı kendinden taşan bir anlam arayışına yönlendirir.
Bu bakış, insanın kendini değerlendirme biçimini yeniden düşünmesini gerekli kılar.
İnsan hayatı, süre bakımından ölçüldüğünde çoğu zaman beklentilerin gerisinde kalan bir deneyimdir. Zamanın lineer akışı içinde birey, ertelenen hedefler ve tamamlanmamış niyetler........
