Buhoodle’de 23 Nisan: Kırmızı Hariç Her Şey
Buhoodle’de 23 Nisan: Kırmızı Hariç Her Şey
Bir önceki günlüğümde kampüsü anlatmıştım. Bugün paylaşacağım olayların sizi de benim gibi heyecanlandıracağına eminim. Buhoodle’deki İsmet ve Fatma Tahiroğlu Eğitim Külliyesi başlı başına gurur verici bir yer. Peki, binlerce kilometre ötede eğitim hizmeti veren kampüsümüzün bloklarının ön cephesine tabelalar sipariş verilmişti. ?
Sabah kalktığımda asılan tabelaları gördüğümde nasıl bir mutluluk yaşadığımı bilemezsiniz. Sadece bu değildi; bir başka olay da beni çok gururlandırdı.
Etiyopya sınırındaki bu cesur ve kanaatkâr insanların yaşadığı bu beldede bugün yaşadığım iki olay, insana “Dur, daha bunlar başlangıç.” dedirtecek cinsten. İmkânsızın mümkün olabileceğini gösteren iki olay…
Bugün iki heyecanı birden yaşıyorum.
Tabeladan Yansıyan Vatanım
Sedat ve Necmettin Tahiroğlu Camii
Binlerce kilometre ötedeki yurdumun şehirleri burada, Buhoodle’nin kızgın güneşinin altında bana selam veriyor. Her sabah o tabelaların altından geçmek, üstelik girişte al bayrağın Somali bayrağıyla yan yana dalgalandığını görmek — bu ayrı bir gurur, ayrı bir heyecan.
Türkiye’de kutlanan ulusal bayramların bu bölgede hiçbir yansıması yok. Benden önce kimse denememiş. Ama her fırsatı eğitim unsuruna dönüştürmek benim öğretmenlik anlayışımın ta kendisi. 23 Nisan da öyle bir fırsattı: çocukların dünyasında anlam üretmek, Türkiye’deki kardeşlerle aynı duyguyu paylaşmak ve bu köprü üzerinden Türkçeyi, bayramı, renkleri, kardeşliği öğretmek. Sharmarke sınıflarda duyurusunu yaptı. Birkaç gün sonra dünya çocuklarının katıldığı bir şenlik olacağını anlattı. Bazı çocuklar sordu: “Bayram nasıl kutlanıyor?” Somali’de bayram, bildikleri kadarıyla Ramazan bayramıydı namaz sonrası sokağa dökülen gruplar, alkışlar… Çocuk şenliği ise onlar için yeni bir kavramdı.
Hazırlık yaptım. Yazıcıdan bayrak boyama sayfaları çıkardım. Şarkı seçtim:“23 Nisan kutlu olsun, sevinin küçükler, övünün büyükler. ”Kısa, tekrarlı, akılda kalıcı.
O gün önümde fotokopiler, etrafımda çocuklar vardı.Türk bayrağını boyayacaktık. Mavi bulunurdu.Beyaz zaten kâğıdın kendi rengiydi.Ama kırmızı yoktu.
Sonra gerçeklik kendini sert bir şekilde gösterdi: sınıfta boya kalemi yoktu Çocukların çoğu hayatında bırakın boya kalemini, düzgün bir........
