menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Paradigmanın çıkmazı

6 0
28.08.2026

Kutsallık, sıradan olanın ötesine geçen, üstün bir güce veya maneviyata atfedilen ve derin bir saygı uyandıran dokunulmazlık ve yücelik durumunda olan kişi, rejim, sistem, düzen ve varlığa atfedilir.

Bu kavram; din, felsefe ve sosyoloji gibi farklı bilim alanlarında çeşitli şekillerde ele alınarak çeşitli biçimlerde yorumlanır. Dinin, rejimin sistemin, düzenin, ülkenin, ayların, günlerin kutsalları gibi birçok alan da birçok kişiye de kutsallık atfedilir.

Kutsal olan dokunulmazdır. Ona saygı duyulmak zorundadır.

Tanrısal Bağlantı olarak: İlahi olanla (Tanrı, yaratıcı güç) doğrudan ilişkili, O'na adanmış kişi, yer, nesne veya metinleri ifade eder genellikle.

Günahtan, dünyevi kötülüklerden arınmış olma ve takdis edilme durumu ahlaki saf ve temizlik olarak da nitelendirilir.

Kutsal olan; toplumların uğruna can verebilecekleri, bozulmasına veya çiğnenmesine asla müsaade etmedikleri en temel ilkeler ve sembollerdir. Din, namus, özgürlük ve bağımsızlık, vatan, bayrak, adalet gibi değerlerin toplumsal vicdanda kutsal sayılması gibi.

Émile Durkheim kutsalı; günlük, sıradan ve dünyevi olan şeylerden kesin bir çizgiyle ayrılan, kendine özel kuralları, yasakları ve ritüelleri olan alanlar diye tarif ederek batı medeniyetinin kutsal’ a bakışını özetler. Durkheim’ a göre din sadece öbür dünyaya aittir. Bu dünya ve dünya ile ilişkilendirilmez.

Laiklik düşüncesi ve felsefesi de aynı şekilde değerlendirir. Dini, insanın dünya hayatından silerek öte dünyaya ait bir inanış olarak görür. Devlet ve insan ilişkisine dini karıştırmaz. Sekuler-laik anlayışa göre dine; ‘’ Gökten indiği sanılan doğmalar‘’ gözüyle........

© Haber7