‘Lâ İlâhe İllallah diyen hiç kimseyle savaşmayacağım’
ABD ile İran, mevcut gerilimi, kaçınılmaz gibi görünen bir savaşa dönüşmeden gidermek için dün Umman›da görüşmeye başladı.
Ancak, ABD’nin “Biz yaptık” açıklamasına göre, İran’da 28 Aralık’ta başlayan sokak gösterilerinden bugüne tarafların hem namluları dikmiş olmaları hem de yakın geçmişte örneğini sıkça gördüğümüz kayıkçı kavgasının bir gereği olan ağız dalaşları tam bir magazine dönüştü.
ABD başkanının İran liderini tehdit ederken takındığı yüz ifadesi, liderin tehdidi cevaplarken sarığını hangi yana eğdiği; psikolojik savaşta kimin videosunun diğerininkinden daha inandırıcı olduğu… vb. bilgi kırıntılı haberler teferruat bile değil salt magazin malumatı olarak öne geçiverdi.
Bu magazinin yukarıda zikrettiğimiz kayıkçı kavgasına mahsus algıyla köpürtüldüğü de bilinmekle birlikte, hemen her eylemi Acem oyunu olarak nitelenen İran’da Hasan Sabbah’tan beri var olan “karanlık” yönetim anlayışının bundaki payını yadsımak da mümkün değildir.
İran’ın İstanbul’da yapılması kararlaştırılan görüşmeyi Umman’a taşımasının Türkiye ile olan ezeli rekabetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkin yoğun tartışmaları paranteze alsak bile, ihtiva ettiği büyük soru işaretleri kuşkularımızı çoğaltmakta, bu da aramızda zaten var olan ruhsal, siyasal mesafeyi daha açmaktadır.
Buradan bakıldığında, sıcak savaş ihtimaliyle yüklü olan kayıkçı kavgasını ekranlarda ve sosyal medyada bir magazin olarak sahiplenmemeyi; mezkur gerilimi İran’ın ABD ve İsrail ile alışılagelen cilveleşmelerinden sayarak, doksan milyon........
