Sahada Dağılan Omurga, Tribünde Büyüyen Uçurum: Samsunspor Nereye Koşuyor?
“Yazının özünü buradan yazayım ona göre okumaya devam edin lütfen: “Şirket Kulübünün tahvili olabilir ama arma bu şehrin mührüdür”**Bu sezon futbol kamuoyunun ve bizlerin radarında olan, ancak performansıyla beklentilerin gerisinde kalan takımlardan biri de şüphesiz; Kuzeyin Kralı, Kırmızı beyaz ve en önemlisi Atatürk Armalı Samsunspor.2026-2027 yılı Süper ligin başlamasının akabinde rakipleri ile kıyasladığımızda, Samsunspor’un transfer tercihlerini genel olarak "kötü" diye nitelendirmek haksızlık olur. Bence asıl temel problem; geçen sezonların bel kemiği, takımın omurgasının dağılması. Ardından kurulan yeni yapının dağınık görünmesi, uyum sorunu ve peş peşe gelen sakatlıkların takımın oturmasına bir türlü izin vermemesidir.Son iki üç sezondur birlikte oynayan Holse, Van Drongelen ve Ntcham (Ntcham her ne kadar maç seçerek oynasa da ) takımdan ayrıldılar. Üçü de geçtiğimiz sezonlarda ki oyun sisteminin kilit taşlarıydı. Özellikle Holse gibi hem oyunu yönlendiren hem de skor yükünü çeken bir oyuncunun yerini doldurmak hiç de kolay değil.Savunmaya bakıldığında; Guarino, Drapinski ve son olarak Erakovic hamleleri profil olarak son derece mantıklı adımlar. Haklarını teslim etmek gerekir ki Samsunspor yönetimi ve transfer komitesi, potansiyelli oyuncuları bulma ve değer üretme konusunda rüştünü ispatlamış durumda.Bunun en somut örneği Ali Badra Diabaté.Türkiye liginde 19 yaşındaki bir gençten 8 milyon Euro civarında bonservis geliri elde etmek devasa bir başarıdır. Holse, Van Drongelen, Muja ve Diabaté satışlarından toplamda yaklaşık 20 milyon Euro gelir elde edilmesi, kulübün oyuncu satışı ve finansal sürdürülebilirlik........
