Empati mi, Kendinden Vazgeçme mi?
Canım kadın,
Bize küçük yaştan beri bir şey öğretildi.
Empati kur. Anla. İdare et. Katlan. Toparla. Kollamayı bil.
Ve işin sonunda… bir şey ters giderse kendini sorgula, kendini suçla.
Kadının yüksek empati gücü, kültürümüzde bir bilgelik alanı olmaktan çıkarılıp bir görev tanımına dönüştürüldü. Sanki anlamak zorundaymışsın gibi. Sanki her şeyi sezmek, herkesi taşımak senin işinmiş gibi. Ve yorulduğunda, kırıldığında, tükendiğinde bile “biraz daha empati” denilerek sınırların görmezden gelindi.
Oysa empati, kendini feda etmek değildir.
Empati, susarak yok olmak değildir.
Empati, her yükü üstlenmek hiç değildir.
Gerçek empati, önce kendini duyabilme kapasitesidir. Ne hissettiğini fark edebilmek, neye tahammül edemediğini kabul edebilmek ve en önemlisi “buraya........
