menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yarının Türkiyesi’ne not

34 0
26.02.2026

Bugünün Türkiyesi’nde yarın üzerine yazmak, biraz cesaret işidir. Çünkü yarın, yalnızca seneler ya da bir gün değildir; bir toplumun vicdanıyla yaptığı yüzleşmedir. Sokakta yürüyen işçinin omzundaki yükte, üniversite kapısında bekleyen gencin gözlerindeki kararsızlık, pazarda filesini hesaplayan annenin iç çekişinde, şiddette öldürülen kadının öyküsünde saklıdır yarın.

Bugün en çok yorgunluk dolaşıyor kentlerin üstünde. Ekonomik daralma, adalet arayışı, düşünce özgürlüğüne dair kaygılar… Bütün bunların arasında görünmeyen bir damar var: Direnç. Bu topraklar, umudunu küllerin arasından çıkarma konusunda tarihsel bir belleğe sahip. Bir ülke yalnız krizleriyle değil, kriz anlarında gösterdiği dayanışmayla da tanımlanır.

Yarın ne olacak diye soranlara, “Yarın biz ne yaparsak o olacak” demek gerekir. Demokrasi yalnız sandıkta değil; evde, okulda, işyerinde, sokakta kurulur. Birbirini dinleyen, farklı düşünceye katlanan, adaleti kişisel çıkarın önüne koyan bir toplum yarını kurabilir.

Çünkü bu ülke, en zor zamanlarında birbirine omuz vermeyi öğrenmiş bir halkın ülkesidir. Depremde enkaz........

© Gazete Pencere