Kurtuluş Parkı’nda üşüyen vicdan
Ankara’nın ortasında bir park: Adı Kurtuluş Parkı. İnsan bu adı duyunca ferahlık, umut, yeniden doğuş bekliyor. Oysa bugün Kurtuluş Parkı’nda kurtuluş değil, ülkenin unutulmuş emekçilerinin sessiz çığlığı yankılanıyor. Baharın aldatıcı güneşi altında, ayazın hâlâ kemikleri sızlatan soğuğunda maden işçileri çıplak bedenleriyle bekliyor. Üstelik şimdi bir de açlık grevine başladılar. Çünkü bazen insanın sesi duyulmayınca, bedeninden başka ortaya koyacağı hiçbir şey kalmıyor!
MADENCİLER DİRENİŞTE!
Onlar Eskişehir’den günlerce yürüyerek geldiler. Her adımlarında asfaltın sertliğini, devletin sessizliğini, toplumun alışkanlığını ezdiler. Yol boyunca ayaklarında nasır, gözlerinde umut, ceplerinde yoksulluk taşıdılar. Ankara’ya yalnızca isteklerini değil, ülkenin kararmış vicdanını da getirdiler. Bir ülkenin başkentine yürüyen işçiler varsa, bilinmelidir ki taşrada adalet tükenmiştir.
Maden işçisi demek, toprağın altında ekmeğini arayan insan demektir. Karanlığa inip ışık çıkaran, ölümle yan yana çalışıp yaşamı omuzlayan emekçi demektir. Ne yazık ki bu ülkede en çok toprağın altına........
