Pizzamızın hamuru çekirge unundan!
Dünyanın nüfusu arttıkça, geleneksel gıda maddeleri azalmaya yüz tuttu. Yani “Tarzan” için zor günler kapıyı çalmaya başladı. İnsanoğlu karnını doyurmak için alternatifler aramaya başladı. Bu nedenle garip yiyeceklerin sofralarımızda görünme oranı her geçen gün biraz daha arttı. Aslında dünyanın var olmasından beri bu yiyeceklerle karnımızı doyuruyoruz. Ama kültür farklılığı yüzünden, kimine çok lezzetli gelen, kiminin midesini bulandırıyor.
Örneğin bizim haşladıktan sonra üstüne zeytinyağı gezdirip, limon sıktığımız kuzu beyni, birçok kültürde mide bulandırıcı bir yemek. Halbuki biz onsuz rakı masası düşünemiyoruz.
Kokoreç için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Kokorecin lafı bile benim ağzımı sulandırırken, bir Amerikalının midesini alt üst edebiliyor. Öte yandan Amerikalıların acımadan vurup yedikleri şirin sincaplar, bizim için oldukça yabancı bir gıda ürünü.
ŞİŞE GEÇİRİLEN TARLA FARELERİ
Yine Peru’da, şişlere geçirilip afiyetle yenen büyük tarla fareleri, birçok kültürde düşlerde bile yer almıyor.
Maymun ve köpek eti de dünyanın büyük bir bölümünün dışladığı yiyeceklerin başında geliyor. Halbuki Çin ve Vietnam’da bu hayvanların etleri, en iştah açıcı yiyecek sınıfına giriyor.
Biz kuzu beynine övgüler düzerken, onlar maymun beynini öve öve bitiremiyorlar.
Maymun beynini yiyebilmek için, ortası delik özel masalar yaptırıyorlar.
YÜZLERCE DOLARLIK KIRLANGIÇ ÇORBASI
Uzak Asya’nın birçok ülkesinde kırlangıç yuvasından yapılan çorba, en pahalı yiyeceklerin başında geliyor.
Bu kırlangıçlar, evlerimizin balkonunda, bir köşeye çamurdan yuva yapan masum kırlangıçlardan değil. Derin uçurumlarda yapılmış özel yuvalar. Toplanması çok zor ve özel ustalık........
