Coach farkıyla F.Bahçe
Çekişmeli ve heyecan dolu geçmesi beklenen Efes-F.Bahçe maçı, deplasman takımının maçı baştan sona domine etmesi nedeniyle beklentileri karşılamadı. Derbi niteliğindeki mücadeleyi izlemek için salona gelen Efes Başkanı Tuncay Özilhan, takımının kötü performansına dayanamayıp, ikinci 20 dakikanın tamamını izlemeden evinin yolunu tuttu. Acaba Özilhan’ın bu tepkisi, sezonun sonu yaklaşmışken radikal bir değişikliğin habercisi olabilir mi?
F.Bahçe terlemedi
İlk çeyreği 25-20 önde bitirdikten sonra F.Bahçe, ev sahibine yakalanmadan maçı kazanmasını bildi. Skor üstünlüğünü 37 dakika elinde bulunduran sarı lacivertlilerin özellikle 3 sayılık atışlardaki yüksek isabet oranı, alınan galibiyette önemli bir etkendi. Karşılaşma boyunca 2 sayılık atışlardan (16/27) daha çok 3 sayılık atışlara yönelen Baldwin ve arkadaşları, 34 denemenin 16’sını basketle sonuçlandırdılar. En fazla 3’lük basketi atan Tucker 5’de 4 isabet kaydederken, kaçırmadan atan (3/3) tek isim olan Onuralp Bitim ise babasını hatırlatan bir performans ortaya koydu. Bu ikili dışında Melli (3/6), Zagars (3/6) ve Jantunen (2/5) 3’lüsü de 17’de 8 isabet buldular. Dış atışlarda beklentileri karşılayamayan tek isim 4’de 0’lık performansıyla Biberoviç oldu. Maç boyunca Efes savunmasının F.Bahçe’nın dış atışlarına çözüm üretememesi ciddi bir coaching yetersizliğiydi. Belli ki F.Bahçe kenar yönetimi, ayakları çok yavaş oyunculardan kurulu lacivert beyazlıların bu zaafını çok iyi tespit etmiş…
3 sayılık atışlar F.Bahçe’ye galibiyet kapısını açarken, ev sahibi Efes ise dış atışlarda çoğu maçtaki gibi başarısızdı. Bu olumsuzluğun temel nedeni, Efes hücumlarının dağınıklığıydı. Kullanılan atışların büyük bölümü, doğru oynanan hücum setlerinin bir sonucu değildi. Böyle olunca da, lacivert beyazlıların 3 sayı oranı %30’un (7/24) altında kaldı. İspanyol coach Laso’nun en güvendiği skorer olan Loyd, önemli bir maçta daha çemberleri dövdü. Kullandığı 4 atıştan sonuç alamayan ABD’li 2 numara, 2 sayılıklarda da 4’de 1 isabet kaydetti. Bu kadar kötü Loyd’a Laso tam 28 dakika süre verdi. Lacivert beyazlıların bir diğer kötüsü de Pj.Dozier’dı. O da 15 dakikada 7’de 1 isabet kaydedip 3 sayıyla soyunma odasına döndü. Efes’in maçı kaybetmesindeki bir diğer neden de, özellikle kısaların yaptığı 15 top kaybıydı. Top kayıpları sonrası F.Bahçe 23 sayı bulurken, Efes 11 sayı üretebildi.
F.Bahçe play-off’a hazır
Efes sınavında coach Jasikevicius, sürekli oyuncu değiştirerek her öğrencisinden verim almaya çalışırken, bazı isimleri de farklı pozisyonlar da kullandı. Örneğin Tarık Biberoviç maça kısa forvet olarak başlayıp, zaman zaman 4 numarada da boy gösterdi. F.Bahçe’nin oyununda kilit isimlerden Melli de maça uzun forvet olarak başlayıp, zaman zaman 5 numarada da oynadı. Kısa rotasyonunda ise 1 numarada maça başlayan Zagars, Baldwin’in alternatifi olarak, “Hazırım” mesajını veren bir görüntüdeydi. Maçı 6 asistle bitiren Leton play maker, 3 sayılık atışlarda da (3s:3/6) sorumluluk almaktan kaçınmadı. Attığı 17 sayıyla F.Bahçe’nin galibiyetinde önemli rol oynayan Tucker da, son haftalardaki kötü formundan uzaklaşmış gibiydi. F.Bahçe’nin diğer oyuncuları, Onuralp, Jr. Boston ve Birch de 20’şer dakika süre alıp, Euroleague play-off’larına hazır olduklarını gösterdiler.
F.Bahçe coachu için kullandığımız olumlu ifadeleri ne yazık ki Efes coachu Pablo Laso için telaffuz edemeyeceğiz. Sezonun artık sonu yaklaşırken İspanyol coach hala elindeki oyunculardan nasıl verim alacağını bilemiyor. Bu olumsuzluğun getirdiği kafa karışıklığıyla Laso, maç öncesinde ve sırasında tercih hatalarını sürdürüyor. F.Bahçe sınavında İspanyol coach, iki 4 numarayı Smits ve Swider’ı kadroya almazken, maç sırasında da bir ara 2 pivotu (Poirier ve Jones) aynı anda sahaya sürdü. Acaba Laso, birbirlerini tamamlamaktan uzak bu iki isme parkede aynı anda şans vererek, neyi hedefledi? Merak ediyorum; Efes yönetimi bu kötü İspanyol coacha daha ne kadar dayanacak? Her halde sözleşmesindeki tazminat miktarı çok yüksek olmalı ki, hala kovulmuyor. Belli ki o da bu tazminatın peşinde olduğu için istifa etmiyor. Bu tahminimizde elbette yanılıyor olabiliriz. Bu konuya keşke Efes kulübü bir açıklık getirse de biz de durumu öğrensek…
Belki de Tuncay Özilhan, “Kokoskov’u kovduk, Laso’yu getirdik. Sonuç değişmedi. Sezonun bitmesine de az kaldı” düşüncesiyle hareket edip, sezon sonunu bekliyor olabilir. Ancak kulüpler isimlerine ve imajlarına yakışmayan mağlubiyetler aldığında, coachlarının görevlerine son vermekten kaçınmıyorlar. Bunun son örneğini Dubai bize gösterdi. Play-in’i hedefleyen Araplar, son maçta Efes’e kaybedince coach Golemac ile yollarını ayırdılar. Başarılı yönetimiyle Dubai’yi beklentilerin üzerine çıkartan Sloven coach, Arap takımıyla geçen ay içinde sözleşme yenilemişti. Ancak Efes mağlubiyeti Golemac’ın sonu oldu. Benzer durumları son dönemde Bologna ve Paris Basket de yaşadı. Fransız takımı İtalyan coachun görevine son verip, sorumluluğu 28 yaşındaki asistanına bıraktı. İtalyanlarda da Ivanoviç ile yollarını ayırıp, yerine asistan coachlardan birini getirdiler…
