NATO’nun özü ve krizi
Yarın NATO’nun kuruluş yıl dönümü.
Bu örgütün kuruluşuna ABD öncülük etmişti. Ama bugün Trump, şantaj ve baskılarına rağmen İran savaşında kendisine destek vermeyi reddeden üye ülkeleri çekilmekle tehdit ediyor.
NATO, tarihinin en ağır krizini yaşıyor.
NATO’nun ağırlık merkezinde yer alan Avrupa ülkeleri ‘Bu bizim savaşımız değil’ diyerek hava sahalarını kapattılar, askeri güçlerini Amerika’nın emrine sunmayı reddettiler.
Görünürde Avrupa’nın savunması için ABD’nin para harcamayacağını, Avrupalıların kendi savunmalarını kendilerinin yapmasını söyleyen; NATO ödentilerini yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarmayı dayatan Trump ektiğini biçti.
2025’in son aylarında yenilenen ABD güvenlik stratejisinde de şöyle yazıyordu: “Amerikan halkının ulusal çıkarlarla hiçbir bağlantısı olmadığını düşündüğü küresel yükleri sonsuza kadar üstlenmeye Amerika istekli değildir… Elitlerimiz müttefiklerinin ve ortaklarının savunma maliyetlerini Amerikan halkına yüklemelerine ve bazen bizi kendi çıkarları için merkezi olan, ancak bizim çıkarlarımızla ilgisiz veya alakasız olan çatışmalara ve tartışmalara sürüklemelerine izin verdiler.”
Trump’ın Önce Amerika vizyonu bağlamında ABD zaten bu strateji belgesinin yayımlanmasından önce çeşitli uluslararası örgütlerden çekilmeye başlamıştı. Hem herhangi bir durumun gerektirdiği geçici ittifaklar ABD’ye daha ucuza mal oluyor, hem de yıllar içinde oluşturulmuş ticari ve siyasi bağımlılık ilişkilerinin kurulduğu ülkelerle birebir sözleşmeleri daha verimli sonuçlar doğuracağına inanıyordu Trump. İran’a saldırı konusunda kendi ülkesinin kongresinden onay almamış, NATO ülkeleriyle müzakere etmeye gerek görmemişti. Buna rağmen İran’da sıkıştığı........
