NATO ZİRVESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Hayat- memat meselesi haline getirilen NATO zirvesi nihayet yapıldı. Üye devletlerin CB yahut Başbakan düzeyinde katıldığı toplantı Erdoğan açısından bir PR çalışmasıydı. Liderlerle verilen pozlar, aile fotoğrafları, karşılama törenleri bu gösterinin parçalarıydı.
Halkını tanımamakta direnen savruk medyamız, her zaman olduğu gibi şekillere takıldı. Karşılama törenlerindeki -yeniçeri- görüntüleri eleştirilerin hedefi oldu. 'Osmanlı'ya mı dönüyoruz' korkusu depreşti. Osmanlı bir korku unsuru olarak sunuldu.
Bu korkunun arkasında bir eyaletleşme, kabileleşme endişesi olsa bunu makul karşılayabilirsiniz.Ama öyle değil, herkes Osmanlı'yı aynı şekilde okumuyor. Bazılarına göre Osmanlı dine dönüşü temsil ediyor, korkuları, vehimleri ondan.
Bu korkunun yersiz olduğunu söylemeye gerek yok. Osmanlı düzeni başka bir sosyolojinin, başka bir dünyanın ürünüydü. Bugün başka bir dünyada yaşıyoruz. Bugün bir Osmanlı olsa dünkünden çok farklı olacaktır. Nitekim Osmanlı' da şartlar değiştikçe hukukunu, eğitim sistemini, ordusunu, yargısını güncellemeye çalışmıştır. Devletleri sadece dinin şekillendirdiğini iddia etmek, devlet mefhumunun üstüne oturduğu zemini bilmemektir.Devlet çoklu sebeplerim alaşımından oluşan bir aygıttır; dinden, tarihten, kültürden, gelenekten,çağdan, toplumsal beklentilerden beslenir.
Osmanlı,........
