menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kurtlarla Koşan Kadınlar: Feminist iktisat bağlamında bir değerlendirme

26 0
05.03.2026

YAPRAK TAŞDEMİR / VERGİ BAŞMÜFETTİŞİ

Clarissa Pinkola Estés, Kurtlarla Koşan Kadınlar adlı kitabında günümüz dünyasında yabancılaştığımız fakat kadının içinde yer edinmiş “vahşi kadın arketipini” ve “vahşi özü” mitoloji ve halk anlatıları ekseninde okuyucularına hatırlatmak istemektedir. Burada “hatırlatma” ifadesi bilinçli olarak kullanılmıştır zira o öz; zamanla bastırılsa, ehlileştirilip evcilleştirilse, terbiye edilse, sessizleştirilse bile hiçbir zaman tamamen yok edilememiştir. Bir bakıma modern dünya, vahşi özü parçalamaya çalışmış fakat onu bütünüyle silememiştir.

Kitapta yer alan masalsı evcilleştirme eleştirilerine bu yazımızda yer verilmeyecek yazımız eksenini modern dünyanın en sofistike evcilleştirme biçimlerinden biri olan “iktisat” kavramı oluşturacaktır. Çünkü günümüz dünyasında kadınların emeği görünmez kılınmakta, bakım yükü kadınlar için doğal sayılmakta, fedakârlık da kadın karakter özelliğiymiş gibi sunulmaktadır.

Feminist iktisat da tam bu noktada devreye girmektedir. Feminist iktisat, ekonomiyi toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden ele almaktadır. Yani iktisadın, yalnızca piyasada alınıp satılan mallardan ibaret olmadığını; yeniden üretim, yoksulluğun kadınlaşması, duygusal emek ve bakım emeğinin de iktisadi süreçlerin asli unsuru olduğunu savunmaktadır. Görünmeyen emeği görünür kılma çabası içindedir. “Nasıl daha verimli oluruz?” sorusundan ziyade “Nasıl daha adil oluruz?” sorusunun cevabını aramaktadır.

Piyasada Ölçülemeyen Ama Piyasanın İşlemesi İçin Zorunlu Olan Faaliyetler Neden İktisadi Sayılmamakta, Bakım Emeği ya da Duygusal Emek Neden Kayda Değer Bulunmamaktadır?

Kadınların, kaynaklara ve gelire erişmesi erkeklere nazaran daha zordur. Kadınlar mülkiyet ve gelirin kontrolünde erkeklerle eşit düzeyde söz sahibi değildir. İlave olarak hane içine gizlenen kadın emeğine herhangi bir değer biçilmemektedir. Kadınların evde harcadıkları duygusal, fiziksel ve zihinsel emek karşılığında kadınlara herhangi bir ücret ödenmemekte ve bu görünmez bir emek ağını oluşturmaktadır.

Devletler tarafından sunulmayan hizmetlerin önemli bir bölümü kadınlar tarafından karşılıksız olarak yüklenilmektedir. Çocuk, hasta ve yaşlı bakım hizmetlerine yeteri kadar kaynak ayrılmaması, kreş ücretlerinin fazla olması ve devletin bu konu ile ilgili herhangi bir önlem almaması, hastaların hastanelerde kalış süresinin kısaltılması hasta, yaşlı ve çocuk bakımının karşılıksız olarak kadınlar tarafından yerine getirilmesine sebebiyet vermekle birlikte kadınların ücretli işlerde çalışma olanaklarına set çekmektedir.

Kadınlar bazı iş gücü piyasalarında ikincil konumda bulunmaktadır. Kadınlara atfedilen uysallık, itaatkâr kişilik yapıları emek yoğun, rutin, düşük ücretli işlerde istihdam edilmelerine sebebiyet vermiştir. Toplumsal cinsiyet rollerine uygun olarak güler yüz, el becerisi gerektiren işler ile bakım, temizlik işleri ekseriya kadın işleri olarak görülmektedir. İstihdama katılamayan yoksul kadınlar ise erkeklerin elde ettiği gelir üzerinden hayatlarını sürdürmektedir. Bu durum da kadınların kendi kararlarını vermede bağımlılık ilişkisi teşkil etmekte ve kendi kaderini tayin etme hakkından mahrum kalmalarına neden........

© Ekonomim