menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürekli krizde iş yapma sanatı: Dayanıklılık

35 0
14.04.2026

Kriz yönetimi artık yanlış bir çerçeve. Çünkü yönetilecek ayrı bir kriz yok; kriz, artık ze­minin kendisi.

Ekonomistler ve stra­tejistler bu döneme “per­macrisis” (kalıcı kriz) di­yor. Jeopolitik gerilim, iklim şokları, finansal dalgalanma ve teknolo­jik kırılma; bunlar sıra sı­ra gelmiyor, üst üste yığılıyor. Tek bir kriz değil, iç içe geç­miş “polycrisis” (çoklu kriz) dönemi yaşıyoruz. Bu ortam­da “kriz geçer, normalleşiriz” beklentisi, en pahalı yönetim yanılgısına dönüştü.

McKinsey araştırması, güçlü dayanıklılık çerçevesine sahip şirketlerin krizden 2,5 kat daha hızlı toparlandığını ortaya ko­yuyor. Yine BCG verilerine gö­re dayanıklı şirketler rakipleri­ne kıyasla yıllık % 3-5 daha faz­la büyüyor; sıradan koşullarda değil, tam da sarsıntı dönemle­rinde. Dayanıklılık artık sa­vunma refleksi değil; büyüme stratejisi.

Eski model şuydu: Kriz gelir, acil masası kurulur, hasarı en aza indirirsin.

Yeni gerçeklik farklı: Sar­sıntı, rutinin kendisi. Bu yüzden dayanıklılık, kriz anında devre­ye alınan bir plan değil; kuru­mun DNA’sına işlemiş bir kapa­site olmak zorunda.

Deloitte araştırmasına göre küresel CEO’ların % 71’i teda­rik zincirlerini çeşitlendirme­yi, % 79’u coğrafi konumlanma­larını yeniden yapılandırmayı planlıyor. “Just-in-time” (tam zamanında üretim) modeli........

© Dünya