Fed faiz kararıyla borsalar arasında ezber bozan ilişki
Küresel piyasalar son dönemde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına kitlenmiş durumda. Ancak geçmişte Fed’in aldığı kararların borsaya yansımaları oldukça farklı. Fed, 1999 yılından bu yana 4 kez faiz artırımı, 4 kez de indirim sürecine imza atarken borsalar en hızlı yükselişlerini artırım dönemlerinde yaşadı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla Ortadoğu’da artan tansiyon, başta petrol olmak üzere enerji fiyatlarını yukarıya çekti. Enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle alevlenen küresel enflasyon endişeleri de merkez bankalarını faiz silahına yöneltti. Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB), 25 baz puanlık faiz artırıma gitti. Bu hafta ise gözler ABD Merkez Bankası’nın (Fed) vereceği karara kitlenmişti. Küresel piyasalar, merkez bankalarının enerji maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle faiz artırım baskısını bir süre daha hissedeceği konusunda hem fikir. Fed’in özellikle eylül ayında faiz artırımına gideceği beklentisi son günlerde sert biçimde değişti. Eylül başında ağırlıklı beklenti, faizin sabit tutulması yönündeyken, güçlü istihdam ve özellikle ağustos enflasyon verilerinin ardından tablo tersine döndü.
Büyük kurumların faiz beklentileri
14 Eylül tarihinde yapılan ankette, ekonomistlerin çoğunluğu 25 baz puanlık faiz artışı beklediğini söyledi. Büyük yatırım bankalarının önemli bölümü de aynı yönde görüş bildirirken, piyasa fiyatlamasında karar öncesinde 25 baz puanlık artış ihtimali yüzde 90’ın üzerine çıktı.
Faiz artırım beklentileri, sadece Eylül’le sınırlı değil. 15 kurumun tahminleri incelendiğinde, 9 kurum Fed’in 2026’da eylül ve aralık aylarında 25’er baz puan olmak üzere toplam 50 baz puanlık faiz artırımına gitmesini bekliyor. Tahminler arasındaki en şahin beklenti Bank of America’dan (BofA) geldi. Kurum, Fed’in eylül, ekim ve aralık toplantılarında 25’er baz puanlık 3 artış yapmasını ve toplam 75 baz puanlık sıkılaşmayla Fed fonlama oranını yüzde 4.25-4.50 aralığına........
