menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrol şoku ile dezenflasyon sınıfta kalır mı?

24 0
04.03.2026

Hafta sonu Dünya’nın gözü Orta Doğu’ya çev­rildi. Bu savaş yapısal olarak Rusya-Ukray­na savaşından da geçtiğimiz haziran ayında ger­çekleşen 12 gün savaşından da farklı.

İsrail ve ABD’nin İran’da rejimi değiştirme arzusundan çok daha öteye bir bölge meselesi şekline dönüş­tü. Zaten beklenen de bu yöndeydi, zira ABD’nin bölgedeki askeri üslerine saldırı olmama olasılı­ğı düşüktü. İran’ın dini lideri ve üst düzey komu­tanları öldürüldü. Şimdi iki farklı büyük soru kar­şımıza çıkıyor.

İlki, İran halkının sokak tepkileri. Rejim yandaşları ve karşıtları arasında bir çatış­ma olasılığı var. Bu koşulların kısa sürede bir an­laşma zeminine oturması da zor olabilir. Bölgede belki de yıllar sürecek bir gerilim başlamış oldu. Bu konu göç unsurları açısından kritik bir öneme sahip. Hepimizin hatırladığı gibi, Suriye iç sava­şı 2011 yılında ilk başladığında bunun etkisi kit­lesel bir göçe dönüşmüştü. O dönem yaklaşık 21 milyonluk nüfusa sahip Suriye’den en yüksek gö­çü alan ülke Türkiye olmuştu.

Bugün İran nüfu­sunun resmi kayıtlara göre yaklaşık 90 milyonluk nüfusu, bu konuyu Türkiye’yi de etkileme olası­lığı yüksek bir konuma getirebilir. İran savaşının ikinci eksenini ise olası petrol şoku ve enflasyon baskıları oluşturuyor. Konu şu haliyle kısa süre­ceğe benzemiyor. Gerilimin devamında, petrolde olası arz kesintisinin yaşanmasından ya da Hür­müz Boğazı sevkiyatının sekteye uğramasından etkilenmeyecek bir ülke olmayacak gibi.

Enerji piyasasının kırılgan yapısı . . .

Petrolün fiyat artışlarında, bir arz kesintisinin yaşanması ya da sadece bir jeopolitik risk algısının geçici fiyatlanması........

© Dünya