Konut fiyatları düşüyor mu, yoksa denge mi aranıyor?
Geçtiğimiz hafta Merkez Bankası Mayıs ayı Konut Fiyat Endeksi verileri yayımlandı. Beni de yanıltan haliyle verilerdeki ilginçlik yıllık artış oranından çok fiyat artış hızındaki yavaşlamanın sürmesiydi. Çünkü son aylarda satış rakamlarına baktığımızda hareketli bir piyasa görüyoruz. Hatta birçok kişi, ben de dahil olmak üzere, satış adetlerindeki artışa bakarak fiyatların yeniden hızlanmasını bekliyordu. Görünen o ki, durum pek öyle değilmiş.
Mayıs verilerine göre konut fiyatları nominal olarak $,5 arttı. Buna karşılık aynı dönemde reel olarak %6,1 geriledi. Üstelik bu artık geçici bir veri hareketi değil. Şubat 2024’te başlayan reel gerileme, son 28 ayın 27’sinde kesintisiz sürüyor; tek istisna geçtiğimiz Kasım ayı oldu. Yani iki yılı aşkın bir süredir konut, etiket fiyatı artsa da enflasyonun gerisinde kalıyor. İlk bakışta bu bir çelişki gibi görünebilir. Satışlar artıyorsa fiyatlar neden aynı hızda yükselmiyor? Cevabını satış rakamlarının arkasındaki talebin niteliğinde aramak gerekiyor sanırım. Bugünkü hareketliliğin önemli bir kısmı yeni oluşan talep değil, ertelenmiş talebin geri dönüşüdür belki de.
İşlem hacmi ile fiyat arasında bağ gevşedi
2023 ve 2024’te yüksek faizler, ekonomik belirsizlik ve finansmana erişimdeki zorluklar nedeniyle birçok hane konut alımını ertelemişti. Şimdi bu talebin bir bölümü yeniden piyasaya dönüyor. Kiralardaki yükseliş de bazı kesimler için ev sahibi olmayı yeniden cazip........
