Gayrimenkulde yeni modeller, eski alışkanlıklar
Geçtiğimiz günlerde moderatörlüğünü yaptığım Yenilikçi Yatırımcı Zirvesi’ndeki “Gayrimenkulde Yeni Erişim ve Yatırım Modelleri: Parçalı Sahiplikten Dijital Çözümlere” panelimizde ilginç bir durum vardı.
Panelde fon yönetenler, düzenleyici tarafı bilen isimler, konuta erişimi farklı yöntemlerle çözmeye çalışan girişimciler ve dijital platform temsilcileri vardı. Bu kadar farklı perspektifin bir arada olduğu bir ortamda tartışmanın dağılmasını beklerdim açıkçası. Ama dağılmadı diye söylesem yanlış olmaz. Zira, konu dönüp dolaşıp hep aynı yere geldi, insanlar artık ister barınma ihtiyacı için olsun ister yatırım amacıyla, gayrimenkule eskisi kadar kolay ulaşamıyor.
Aslında yeni modellerin çıkış noktası da tam olarak burada başlıyor. Bugün konuşulan yapıların büyük kısmı yüksek giriş maliyetini aşağı çekmeye çalışıyor. Kimi bunu fon yapısıyla yapıyor, kimi parçalı sahiplik yaklaşımıyla ilerliyor, kimi dijital erişim üzerinden gidiyor, kimi de konut edinim sürecini baştan kurgulamaya çalışıyor.
Özellikle dijital platform tarafındaki yaklaşım dikkat çekici. Sanırım yakın gelecekte bu alanı daha çok konuşmaya başlayacağız. Yatırımcı artık bir mülkün tamamını almak zorunda kalmadan o varlığın ekonomik faydasına ortak olabiliyor.
Kira gelirine erişiyor, değer artışına katılıyor. Üstelik operasyonel süreçlerle de doğrudan uğraşmıyor. Kağıt üzerinde bakınca mantıklı görünüyor. Çünkü bugünün yatırımcısı........
