Bayram, geçmiş, gelecek ve yapay zekâ
Bayramlar, geçmiş ile geleceğin aynı sofrada buluştuğu özel zamanlardır. Bir tarafta büyükler, diğer tarafta çocuklar ve gençler vardır. Böyle anlarda sadece ziyaret yapılmaz; kuşaklar arasında bir bilgi ve tecrübe akışı kurulur. Büyükler geçmişin derslerini taşır, gençler geleceğin işaretlerini getirir. Bayramın değeri de tam burada ortaya çıkar.
Bu yüzden bayram, biraz da muhasebe zamanıdır. İnsana “Nereden geldik, nereye gidiyoruz?” sorusunu yeniden sordurur. İnsan hem geçmişini tartar hem de geleceğe dair bir çerçeve kurar. Ama bütün bu düşüncenin dönüp dolaşıp gelmesi gereken yer bugündür. Çünkü asıl mesele, bugünü ıskalamadan yaşayabilmektir.
Geçmişe yaslanmak yetmiyor
Meslek hayatımda 26 yılı geride bırakıyorum. Bundan 30-40 yıl önce insanlar bu yaşlarda emekli olurdu. Bugün ise yaşam süresi uzuyor, meslekler dönüşüyor, iş dünyası yeniden tarif ediliyor. Böyle bir çağda geçmiş deneyim kıymetlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Asıl mesele, öğrenme kapasitesini canlı tutabilmektir.
Ben de yıllar içinde değişen dünyayı uzaktan izlememeye çalıştım. 1990’larda internet yükselirken yazılımı ve web altyapısını anlamaya gayret ettim. 2000’lerde web tabanlı dönüşümü yakalamaya çalıştım. 2010’larda ise........
