menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ton değil, güven ihraç edilecek

4 0
latest

Bugün Avrupa pazarlarında rekabet sadece fiyat üzerinden yapılmıyor. Alıcılar artık ürünün hangi bahçede yetiştirildiğini, hangi uygulamaların yapıldığını, su kullanımının nasıl yönetildiğini ve sosyal sürdürülebilirlik kriterlerinin yerine getirilip getirilmediğini de sorguluyor. Başka bir ifadeyle ürünle birlikte güven de satın alıyorlar.

 Geçtiğimiz günlerde Batı Trak­ya'nın Gümülcine kentinde faaliyet gösteren ve Avrupa'nın birçok ülkesine kiraz ile yaban mersini ihracatı yapan bir şirke­ti ziyaret etme fırsatı buldum. Ar­dından aynı grubun Edirne'nin İpsala ilçesinde gerçekleştireceği yaban mersini yatırımının temel atma törenine katıldım.

İki günlük program boyunca gördüğümüz tablo, aslında tarımın geleceğinin hangi eksenlerde şe­killeneceğine dair önemli ipuçları veriyordu.

Türkiye tarımı uzun yıllardır ve­rimlilik, ölçek ekonomisi ve ihra­cat gelirlerini artırma hedefleri et­rafında şekilleniyor. Ancak küre­sel rekabetin geldiği noktada artık sadece üretmek yeterli değil. Ürü­nün nasıl üretildiği, ne kadar izle­nebilir olduğu, çevresel etkisinin ne ölçüde yönetildiği ve üreticiyle nasıl bir ilişki kurulduğu da en az ürünün kendisi kadar önem taşı­yor. Bu nedenle izlenebilirlik artık bir pazarlama tercihi değil, pazara giriş şartı haline geliyor.

Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünleri olan üzüm, incir, zeytin ve turunçgillerde de benzer bir dönü­şüm yaşanıyor. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı, karbon ayak izi uygu­lamaları ve sürdürülebilir üretim standartları önümüzdeki yıllarda tarım ticaretinin temel belirleyi­cileri olacak. Bu noktada dikkat çe­ken bir diğer unsur sözleşmeli üre­tim modeli oldu.Türkiye'de zaman zaman tartışma konusu olan söz­leşmeli tarımın doğru uygulandı­ğında üretici ve yatırımcı arasında güçlü bir kazan-kazan ilişkisi oluş­turabildiği görülüyor. Üretici ürü­nünü kime satacağını biliyor, yatı­rımcı ise kaliteli ve sürdürülebilir hammadde tedarikini güvence al­tına alıyor. Tarım sektörünün en büyük sorunlarından biri olan pi­yasa belirsizliği böylece önemli öl­çüde azalıyor.

Ancak ziyaret sırasında dikkati­mi çeken asıl konu ekonomik kal­kınma ile sosyal kalkınmanın bir­likte ele alınması oldu. Şirket, ka­dın istihdamına öncelik veren bir yapı oluştururken aynı zamanda bölgede kurulan bir kadın koope­ratifinin yaban mersini üretimine yönelmesine destek veriyor. Üre­tim planlaması, teknik danışman­lık ve pazarlama desteği........

© Dünya