menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarımda fiyat baskısı toprak erozyonu ve yeni jeopolitik denge

30 0
01.08.2026

Küresel koridorlardan yükselen sesler bize dünya tarımının yapısal bir deprem yaşadığını açıkça gösteriyor. Art arda alarm zilleri çalarken; meselenin artık sadece tarladaki mahsulü kaldırmak olmadığı, asıl meselenin geleceğin küresel güvenliğini kurmak olduğunun anlaşılması gerekiyor.

Bugün tarım ve gıda sektö­rü, insanlık tarihinin en kritik eşiklerinden birin­den geçiyor. Masamıza gelen son küresel veriler ve uluslararası raporlar; bu şekilde giden bir ta­rım sisteminin artık sürdürüle­mez olduğunu çok net gösteriyor. Dünya basını ve araştırma ağla­rı, art arda alarm zilleri çalarken; meselenin artık sadece tarladaki mahsulü kaldırmak olmadığı asıl meselenin geleceğin küresel gü­venliğini kurmak olduğunun an­laşılması gerekiyor.

Ege'nin dağ yollarından geçti­ğimiz, zeytinliklerin, bağların ve ovaların sesine kulak verdiğimiz her gün, bu küresel dalgalanma­ların yereldeki yakıcı etkilerini bizzat hissediyoruz. Bu kapsam­da da son günlerde Avrupa’da be­liren birkaç kritik küresel geliş­meyi sizlere paylaşmak istedim.

AB’nin acil destek paketi ve bölgeler arası kırılma

Orta Doğu’daki jeopolitik ge­rilimler ve enerji piyasasındaki dalgalanmalar, tarımın en temel girdisi olan gübre ve enerji ma­liyetlerini yeniden tırmandırdı. Doğal gaz fiyatlarındaki dalga­lanmalar doğrudan azotlu gübre üretimini vurdu. Avrupa Birliği, çiftçilerin bu devasa maliyet bas­kısı altında ezilmesini önlemek amacıyla 500 milyon Euro’yu aşan acil likidite ve destek paket­lerini tartışmaya açtı.

Ancak Doğu Avrupa'dan gelen seslere göre; Brüksel'in sundu­ğu fonlar adaletsiz dağılıyor. Al­manya ve Fransa gibi dev üretici­ler sübvansiyonlardan aslan pa­yını alırken, Polonya, Romanya veya Baltık ülkelerindeki küçük üretici bu krizin altında ezilme­ye devam ediyor. Bir konuyu me­rak ediyorum; girdi maliyetleri­nin kontrolsüz şekilde tırmandı­ğı günümüz dünyasında, küçük aile işletmeleri bu yolculuğu da­ha ne kadar sürdürebilir? Sahada her kalemde artan gübre, mazot ve işçilik yükü, üreticinin tarlaya küsmesine neden olurken, küre­sel ölçekteki bu adaletsiz fon da­ğılımı gıda tedarik zincirindeki kırılganlığı derinleştiriyor.

Küresel toprak bozulumunun maliyeti ağırlaşıyor

"Nature Food" dergisinde ya­yımlanan bir araştırma, on yıl­lardır süren yanlış arazi kullanı­mının ve yoğun kimyasal kulla­nımının küresel gıda güvenliğini nasıl kemirdiğini gözler önüne serdi. Toprak bozulmasında­ki her yüzde 10'luk artış, küresel ölçekte yılda yaklaşık 20 milyon ton mahsul kaybına ve milyarlar­ca dolarlık ekonomik zarara yol açıyor. Bu rakam, yaklaşık 52 tril­yon kaloriye, yani milyonlarca in­sanın tabağından eksilen ekmeğe denk........

© Dünya