Sermaye yeni hikâyeler arıyor
Küresel piyasalarda son dönemde yaşanan hareketliliğin ortak noktası, yatırımcıların risk iştahını tamamen kaybetmesi değil, riskleri yeniden fiyatlamaya başlaması. Teknoloji ve yapay zekâ teması hisse senedi piyasalarını desteklemeye devam ederken, tahvil piyasaları daha temkinli bir görünüm sergiliyor. Kripto varlıklarda ise kurumsal sermaye akışlarındaki yavaşlama ve artan volatilite öne çıkıyor. İlk bakışta birbirinden kopuk görünen bu tablo, aslında küresel sermayenin daha seçici davrandığı yeni bir döneme işaret ediyor. Jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi, enerji fiyatlarındaki oynaklık ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler yatırım kararlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle sadece fiyat hareketlerine değil, sermayenin hangi varlık sınıflarına yöneldiğine de dikkat etmek gerekiyor.
Tahviller temkinli, borsalar fazla iyimser
Finansal piyasaların mevcut görünümünde en dikkat çekici ayrışmalardan biri tahvil ve hisse senedi piyasaları arasında yaşanıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,5 seviyelerinde kalması, yatırımcıların enflasyon, kamu borcu ve uzun vadeli faiz patikasına ilişkin temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor. Buna karşın ABD hisse senedi endeksleri tarihi zirvelerine yakın hareket etmeyi sürdürüyor. Bu ayrışma, yatırımcıların ekonomik görünüm konusunda ortak bir görüşe sahip olmadığını ve sermayenin farklı senaryolara göre pozisyonlandığını gösteriyor. Bir tarafta yüksek kamu borcu, bütçe açıkları ve faizlerin beklenenden daha uzun........
