Neoliberalizm hayaletinin günahları!
Altı yıl önce kaleme aldığım bir makalede ‘’neoliberalizm’’in solcular için bir günah keçisi işlevi gördüğüne dikkat çekmiştim. Solun uydurduğu bu terimle güttüğü amaç serbest piyasacı iktisat düşüncesini ve genel olarak liberalizmi kitleler nezdinde peşinen karalamak ve itibarsızlaştırmaktır. Terimi sık sık bir komployu deşifre ediyormuş havasında kullanmaları da bu yüzdendir.
Bugün neoliberalizm terimiyle solcular tarafından akademik dünyada hedef alınanlar, başta Ludwig von Mises ve Friedric A. Hayek olmak üzere piyasa ekonomisi taraftarı klasik liberal düşünürlerdir. Kamu politikası alanında ise öncelikle 1980’li yıllardaki İngiltere Başbakanı Margaret Thatcher ile ABD Başkanı Ronald Reagan gibi liberalizmden etkilenmiş olmakla beraber esas olarak muhafazakar kimlikli siyasetçiler neoliberal olarak yaftalanıp karalanmaktadır. Mamafih, Tony Blair ve Bill Clinton gibi merkez solda yer alıp da liberalizmden az çok etkilenmiş olan siyasetçiler de zaman zaman bu furyadan nasiplerini almaktadırlar.
Ama ne gariptir ki, Phillip Magness’in dediği gibi, sözde son 80 yıldır küresel ekonomiyi yönetmesine rağmen, bu ideolojinin kendilerini ‘’neoliberal’’ olarak tanımlamaya istekli olan hemen hemen hiç takipçisi yok. Aksine, ‘’neoliberalizm’’ herhangi bir tutarlı tanımı olmayan, hemen hemen her ekonomik şikâyet için kullanılan ve her anlama gelen bir terim konumundadır.
Kınanması gereken ve kötü olduğuna ilişkin bir algıya sahip olmak dışında, neoliberalizmin ne anlama geldiğini kimse bilmese de, bu durum düşünce ve bilim insanlarını konu hakkında onbinlerce makale ve kitaptan oluşan bir ‘’neoliberalizm araştırmaları’’ külliyatı üretmekten........
