Mahcup Kemalistlerin ‘’Post-Kemalizm’’ kurgusu
Son on yıldır akademik dünyada değilse de Kemalizme sempatik aydın kamuoyunda nispî bir popülerliğe sahip olan yeni bir ideolojik söylem (‘’post-Kemalizm’’) etkili olmaya başladı. Mamafih kavramı icat eden ve onu teorileştirme girişiminde bulunan İlker Aytürk’ün kendisi bir ‘’siyaset bilimci’’.
Aytürk ‘’post-Kemalizm’’ kavramıyla, Mete Tunçay, Şerif Mardin, Nilüfer Göle, Büşra Ersanlı-Behar, Taha Parla ve Levent Köker gibi ‘’sol ve liberal’’ akademisyenlerin katkılarıyla oluşan ve Cumhuriyet tarihinin Kemalist yorumuyla kısmen veya tamamen mutabık olmayan ve/veya Batılı modernleşme paradigmasına eleştirel bakan akademik literatürü kastediyor.
Görünüşe göre yazarın amacı, Türkiye’nin demokrasi girişiminin başarısızlığının tarihsel-sosyolojik nedenlerini açıklama amacı güden Kemalist-olmayan akademik söylemin zayıflıklarını veya yetersizliğini objektif olarak ortaya koymak. Ama aşağıdaki açıklamalardan sonra anlaşılacağını umuyorum ki, asıl amaç akademik değildir.
Aytürk’e göre, ‘’daha 1980’lerde İslamcı ve muhafazakâr aydınlarla entelektüel bir ittifak kurmuş olan’’ sol ve liberal aydınlar Türkiye’nin askerî vesayetten kurtulup özgürleşmesi için Kemalist Cumhuriyeti ve onun temel varsayımlarını sorgulamak ve yıkmak gerektiğine inanıyorlardı. Hatta bu yazarlardan Levent Köker tek-parti otoriter rejiminin demokrasi için geçilmesi zorunlu bir hazırlık aşaması olduğu şeklindeki Kemalist tezi eleştirmişti. Aytürk İslamcı aydınlarla sözde ittifak iddiasını o kadar ciddiye almaktadır ki AKP'nin 2002'de iktidar olmasını ‘’post-Kemalizm(in) bir muhalefet paradigması olmaktan çıkıp, iktidar’’ olması anlamına geldiğini yazmaktadır.
İlker Aytürk’ün başka bir iddiası da, post-Kemalistlerin, Kemalizmin ‘’yekpare’’ ulus tasavvurunun yerini ‘’etnik ve kültürel farklılıkları ön plana çıkaran çok-kültürlü, çok-dilli’’ bir yerelci anlayışın almasıyla sonuçlanan post-modernizm kaynaklı ‘’kimlik siyaseti’’ni keşfettikleridir. Ayrıca, elbette ‘’neo-liberalizm’’in (!) de katkısıyla, post-Kemalist hareket ‘’Kemalist ulus-devleti’’ aşındırarak ‘’merkezkaç kuvvetler’’ de güç kazandırmıştır. En kötüsü (ve tehlikelisi) de, sol ve liberal aydınların Kemalizm karşısındaki ‘’müttefikleri’’ olan İslamcıların........
