Bir zamanlar Türkiye’de: “önemli meseleler varken...”
Bir AKP milletvekilinin [F. Hüsrev Kutlu] Atatürk’ün Meclisteki askerî üniformalı resmine ve Meclis müştemilatı içinde askerî bir birliğin varlığına ilişkin olarak söylediklerini bahane ederek “bir bardak suda fırtına” koparmaya çalışanlar var. Bu arada, Genelkurmay da gelişmelerden endişe duyduğu yolunda resmi bir açıklama yaptı. Ben de bu olayın bana düşündürdüklerini lafı eğip bükmeden ve “diplomasi” yapmadan dile getirmek istiyorum.
Önce, AKP’nin söz konusu milletvekiline karşı aldığı tutum. Biliyorsunuz, partisi onun hakkında disiplin soruşturması başlattı ve ayrıca bazı parti yetkilileri de bu sözlere hiç katılmadıklarını belirterek onu kınayan açıklamalar yaptılar. “Diplomasi” yapmayacağım dedim ya, işte size ilk örneği: Ben AKP’nin yaptığını dürüstlükten uzak bir davranış olarak görüyorum, hatta bunun bir ikiyüzlülük olduğunu söylersem sanmam ki partiye haksızlık etmiş olayım. Çünkü, en azından Meclis’teki askerî taburun varlığından yıllardır pek çok milletvekilinin gizlice de olsa şikayetçi olduğunu ben şahsen biliyorum.
Öyleyse, insanların kendi aralarında içten içe söylendikleri şeyler aleniyete vurulduktan sonra geri adım atmak samimi ve dürüst bir tutum mudur?.. Şunu açıkça söylemeliyiz: İki yüzlülüğe mahkûm olmamak için her şeyden önce “korku”muzu yenmek zorundayız. Korkmazsak, “korkmamız gereken bir ecel” de olmaz. Onun için bu meselenin gündeme gelmiş olması yararlı olmuştur, bunu dile getirme “cesareti”ni gösterdiği için sayın Kutlu’yu cezalandırmak değil tebrik etmek........
