AKP’nin ‘’özgürlükçü ve demokratik yeni anayasa’’ masalı
Yeni yasama yılının 1 Ekim’deki açılışında gerek Cumhurbaşkanı gerekse Meclis Başkanı ‘’yeni anayasa’’ konusunu önümüzdeki dönemde siyasî iktidarın ana gündem maddesi olarak ortaya koydular. Elbette bunu Erdoğan-Bahçeli ikilisinin diğer ana gündem maddesi olan, 2018 yılında -Adalet Bakanının deyişiyle- ‘’Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçtirmemiz için bir seçim düzenlemek’’le bağlantılı olarak düşünmemiz gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yasama yılının açılışında Türkiye’nin 12 Eylül darbesinin izlerini taşıyan yürürlükteki ‘’ayıplı’’ Anayasadan kurtulması ve ‘’yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa’’ yapması için şartların oluştuğunu söylemiş. Bu arada, ‘’Türkiye yüzyılı’’na yakışan yeni ve sivil bir anayasa girişimine katılmayı muhalefet için ‘’gerçek bir samimiyet sınavı’’ olarak gördüğünü belirtmeyi de ihmal etmemiş.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş da açılış konuşmasında aynı yönde bir dileğini -veya AKP-MHP iktidarının niyetini- dile getirmiş. Kurtulmuş’a göre de ‘’darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi milletin katılımı ile yenilemek’’ ve böylece ‘’Türkiye’nin 150 yıllık anayasacılık birikimini özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırmak’’ zorundaymışız.
Şimdi, en başta şunu belirtmek gerekiyor: Cumhurbaşkanının yeni anayasa konusunda muhalefet için öngördüğü samimiyet sınavı asıl kendisi ve partisi için söz konusu olmak gerekir.
Malum, iktidardaki enformel koalisyonun ana ortağı........
