menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“KÜSTAHLIĞINDA BİR DERECESİ VARDIR” (Mustafa Kemal ATATÜRK)

29 0
26.02.2026

Evet, yine baş örtüsü, yine İslam, Müslümanlık üzerinden fütursuz saldırılar yoğunlaştı. Bazı vekil ve şahıslarda her zaman ki gibi Atatürk adını ve Atatürkçülüğü kullanarak din eğitiminden tutun, türbandan devam edin, İmam hatiplerden çıkın fütursuzca din saldırganlığı moduna geçti.

CHP Milletvekili Hasan Öztürkmen; “Okullarda dini etkinlikler düzenlemek açıkça anayasa’ya, eğitim bilimine ve uluslar arası çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır” dedi.

Belli ki sayın vekil kendisini İsrail vatandaşı zannedip o ülkeli gibi konuşmuş.

O zaman böyle düşünenlere bizzat Atatürk’ün ağzından cevap verelim.

Dönelim Cumhuriyet’in kurulduğu yıllara, bakalım Atatürk Din eğitimi ile ilgi nasıl durmuş, neler demiş…

Din eğitimi alanındaki değişme ve gelişmelere yön vermede, Atatürk'ün din hakkındaki görüşleri birinci derecede etkili olmuştu Cumhuriyet’in ilk yıllarında.

Atatürk'ün din ve din eğitimi hakkındaki görüşlerini yansıtması bakımından 1923'te Fransız Gazeteci Maurice Perno ile yaptığı röportaj oldukça dikkat çekiciydi:

Gazeteci: “Şu halde yeni Türkiye'nin siyasetinde dine aykırı hiçbir temayül ve mahiyet olmayacak demek?”

Atatürk: “Siyasetimiz dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz. “

Gazeteci tekrar soruyor ve izahat istiyor. Atatürk bunun üzerine şu açıklamayı yapıyor;

“Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır, demek istiyorum. Dinime, bizzat hakfkate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Şuura muhalif, terakkiye ye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. İnsanlara gelişme ve aydınlanma ışığı vermiş olan dinimiz, son dindir, en eksiksiz dindir, çünkü dinimiz akla mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymasaydı, bununla diğer ilahi doğa yasaları arasında karışıklık olması gerekirdi; çünkü bütün evren yasalarını yapan Cenab-ı Haktır.“ (Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi https://atam.gov.tr)

23 Nisan 1920' den (3 Mart 1924 yılında çıkarılan) Tevhit-i Tedrisat Kanunu' nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yaklaşık........

© Diriliş Postası