Özbekistan’dan Türkiye’ye; Türk Dünyasında ağırlık merkezi yeniden şekilleniyor: Şevket Mirziyoyev’in Ankara ziyareti
Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev’in Ankara ziyareti, klasik bir devlet ziyareti olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Bu temas, Türk dünyasında son yıllarda sessiz ama kararlı biçimde şekillenen yeni güç dengesinin ve Türkiye’nin bu denklemde üstlendiği merkezi rolün bir kez daha teyidi niteliğinde.
Türkistan'ın nüfus, tarih ve jeopolitik derinlik açısından en kritik ülkelerinden biri olan Özbekistan’ın Türkiye ile ilişkilerini böylesine görünür, kurumsal ve stratejik bir zeminde ele alması tesadüf değil. Aksine bu tablo, Ankara’nın son yıllarda izlediği çok boyutlu dış politikanın, Türkistan'daki somut karşılığını gösteriyor.
Mirziyoyev’in 2016 sonrası dönemde benimsediği reformcu ve dışa açılmacı yaklaşım, Taşkent’i yalnızca kendi içine dönük bir Türkistan ülkesi olmaktan çıkarıp bölgesel bir “dengeleyici aktör” konumuna taşıdı. Türkiye ile geliştirilen yakın ilişkiler, Özbekistan açısından ekonomik kalkınma kadar, dış politikada tek bir merkeze bağımlı kalmama arayışının da önemli bir parçası. Ankara için ise Özbekistan, Türkistan’da kalıcı ve sürdürülebilir bir etki alanı oluşturmanın en gerçekçi kapısı olarak öne çıkıyor.
Bu ziyaretin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) bakımından taşıdığı önem de göz ardı edilemez. Uzun yıllar sembolik bir platform olarak değerlendirilen TDT; son dönemde savunma sanayiinden ulaştırma koridorlarına, ticaretten enerjiye kadar pek çok somut başlıkta ilerleme kaydediyor. Özbekistan’ın teşkilata aktif ve yapıcı katılımı, bu yapının “retorikten kurumsallığa” geçiş sürecini hızlandırıyor. Türkiye’nin burada üstlendiği fiili liderlik rolü ise yalnızca tarihsel bağların değil, diplomatik kapasitenin ve sahadaki etkinliğin de bir sonucu.
Ankara–Taşkent hattında gelişen iş birliği, ikili ilişkilerle sınırlı kalmıyor. Orta Koridor’dan lojistik ağlara, savunma sanayiinden orta ölçekli sanayi yatırımlarına kadar uzanan geniş........
