menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cape Town’dan Güney Afrika’ya: Ebubekir Efendi’nin Osmanlı mirası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatik ve kültürel hamleleri

24 0
27.11.2025

Bu yazı, Osmanlı Devleti’nin Güney Afrika ile kurduğu tarihsel ilişkileri Ebubekir Efendi’nin faaliyetleri üzerinden ele almakta ve Türkiye Cumhuriyeti’nin günümüzde Güney Afrika’da yürüttüğü ekonomik, diplomatik ve kültürel çalışmaları incelemektedir.

Ebubekir Efendi’nin dini ve kültürel misyonu, Osmanlı’nın Güney Afrika’daki varlığının en somut örneğini oluştururken; Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen yatırımlar, restorasyon projeleri ve diplomatik temaslar, bu mirası günümüzde yeniden canlandırmaktadır.

Osmanlı Devleti’nin Afrika kıtasındaki varlığı genellikle Kuzey Afrika üzerinden değerlendirilse de Güney Afrika ile kurulan ilişkiler, Osmanlı’nın küresel diplomasi anlayışının farklı bir boyutunu ortaya koymaktadır. Bu ilişkilerin en önemli figürü, 19. yüzyılda Cape Town’a yani Ümit Burnu’na gönderilen Ebubekir Efendi’dir. Sultan Abdülaziz tarafından görevlendirilen bu alim, Osmanlı’nın dini ve kültürel diplomasi aracılığıyla Güney Afrika’daki Müslüman topluluklarla bağ kurulmasını sağlamış, yazdığı eserlerle Osmanlı’nın kültürel etkisini kalıcı hale getirmiştir.

Cape Town’daki Müslüman topluluklar, Hindistan ve Malezya kökenli göçmenlerden oluşuyordu ve dini uygulamalarda farklılıklar, topluluk içinde huzursuzluk yaratıyordu. Bu sorunların çözümü için İngiliz sömürge yönetimi, Osmanlı’dan bir alim talep etti. Sultan Abdülaziz, Ahmed Cevdet Paşa’nın tavsiyesiyle Ebubekir Efendi’yi görevlendirdi.

1863’te Cape Town’a ulaştığında Ebubekir Efendi, yalnızca bir öğretmen değil, aynı zamanda bir medeniyet taşıyıcısıydı. Erkekler ve kadınlar için okullar açtı, Kur’an eğitimi verdi, yanlış dini inanışları düzeltti. Halk arasında “bıyıklarını kesmeyenlerin Müslüman kabul edilmeyeceği”, “sakalını kesenin kafir sayılacağı”, “nikâh sırasında tarafların sarılıp öpüşmesinin zorunlu olduğu” gibi tuhaf inanışların ve cenaze definlerinde “cesedin önce ayağının mı yoksa........

© Dikgazete.com