Sabun ve medeniyet
Sabun sadece sabun değildir.
Bunu en iyi eski evlerde büyüyenler bilir.
Bazı evlerin dolapları vardır; kapısı açılınca içinden önce koku çıkar, sonra hatıralar. O dolaplarda danteller, ütülü çarşaflar, bayramlık gömlekler, naftalin keseleri ve mutlaka bir kalıp sabun olur. Sabun hiçbir şeye sürülmek için değil, orada dursun diye konur. Çünkü bazı kokular temizlikten çok hatıra saklar.
Anneannelerin evlerinde sabun hep vardı. Kullanılsın diye değil, ev güzel koksun diye. Ev dediğin yer sadece duvar ve eşya değildir çünkü; ev biraz kokudur. Bir evin nasıl bir hayat yaşadığını bazen kokusundan anlarsın. Sabun kokan evlerde telaş bile daha terbiyeli olur sanki. Sesler yükselse bile bir süre sonra iner, su kaynar, bir temizlik yapılır, hayat yeniden yerli yerine konur.
Temizlik sadece kirin gitmesi değildir. Temizlik bazen bir hazırlıktır. Bayramdan önce yapılır mesela. Günler öncesinden perdeler yıkanır, halılar silinir, dolaplar boşaltılır, raflar tek tek elden geçer. Ev yıkanır adeta. Çünkü bayram sadece misafirin gelmesi değildir; bayram, evin de hazırlanmasıdır. İşte o zaman sabun sadece köpük olmaz, bir evi bayrama hazırlayan şey olur.
Bir de vedalardan sonra yapılan temizlik vardır. En sessiz temizliktir o. Birinin ardından toplanan oda, katlanan kıyafet, boşalan bir dolap, silinen bir masa… İnsan bazı eşyaları kaldırırken anlar ki temizlik bazen unutmak için değil, hatıraları incitmeden yerleştirmek içindir. Sabun o zaman başka kokar. Biraz hüzün, biraz kabulleniş, biraz da hayatın devam etme mecburiyeti kokar.
Belki de bu yüzden sabun medeniyettir.
Su ile birleşince insanın sadece elini değil, hayatını da yavaşlatır.
Sabun olan yerde su vardır, su olan yerde durmak vardır, durmak olan yerde düşünmek vardır.
Eski hamamları düşün. Taş duvarlar, kurna, su sesi, sabun köpüğü, buhar. İnsan hamamda sadece yıkanmaz; biraz susar, biraz düşünür, biraz hafifler. Sabun köpüğü, insanın omzundan aşağı inerken, sanki sadece günün yorgunluğu değil, dünyanın ağırlığı da akıp gidermiş gibi olur.
Şimdi hızlı yaşıyoruz. Temizlik bile hızlı, kokular bile hızlı, hayat bile hızlı. Ama sabun yavaş bir şeydir. Köpürmesi, durulaması, kuruması zaman ister. Belki bu yüzden sabun kokusu olan yerlerde insan kendini biraz daha güvende hisseder. Çünkü sabun acele etmez.
Bazı kokular insanı bir insana götürür.
Bazı kokular bir şehre.
Ama sabun kokusu çoğu zaman insanı bir eve götürür.
Ve insan hayatta ne kadar uzağa giderse gitsin, en çok bir evin kokusunu özler
Arzu Leyal, dikGAZETE.com
