Ahmet Erhan yazdı, Ahmet Kaya yargılandı
Bugün de ölmedim anne…
Bu dize bir Ahmet Erhan şiirinin yapı taşını oluşturuyordu ve hepimiz kalbimizin bir yerinde o şiiri saklı tutuyorduk. Öldürmek aklımızdan geçmiyordu ya öleceğimiz bir hayatı yaşamanın gerçeği kahvelerde oturup çocuklarla konuşurken aklımızdan çıkmıyordu belki de..
Ahmet Erhan’ın 1979’u not düştüğü bu şiir o yıl henüz 21 yaşındaki şairin Türkiye gerçeğine, memleketin gecesine ve sabahına yazılmış dizelerden oluşuyordu.
Yüreğimi bir kalkan bilip, sokaklara çıktım
Kahvelerde oturdum; çocuklarla konuştum
Sıkıldım, dertlendim, sevgilimle buluştum
Bugün de ölmedim anne
Ahmet Erhan’ın ilk kitabı Alacakaranlıktaki Ülke 1981’de Yeni Türkü Yayınları’nca yayınlanmıştı. ‘Trabzonlu Delikanlı’ Yaşar Miraç’ın kurduğu yayınevi 12 Eylül darbesine ve generallerine başı dik bir yanıt olarak söz aldı ve yayınladığı her kitapta bu devrimci ısrarını sürdürdü.
Ahmet Erhan ilk kitabıyla aynı yıl Behçet Necatigil Şiir Ödülü’ne değer görülecekti ve ödül töreninde Edip Cansever şöyle seslenecekti ona: “Evlat ne çok bahsetmişsin, daha gençsin oysa, kimden öğrendin ölümü?”[1]
Yeni Türkü Yayınları’ndan çıkıp da bugün okumadığımız tek bir şiir kitabının olmaması, bir onur nişanı olarak hepimizin kalbinde yaşamakta.
Ülker Sokak, 14/2 adresinde konaklayan ve artık bir İstanbul sakini sayılan Ahmet Erhan, Ankara yıllarını geride bırakıp gönüllü sürgüne çıkmıştı. Balkon denen aralıktan sokağa bakıp gece gündüz koşturan kalabalığın telaşından yorulmuş muydu, emin değilim. Ama geride bıraktığı şehrini özlediğine her arkadaşı tanıktı.
Parmak damgasının mülkiyete yettiği bir çağda
Yüreğini kâğıtlara basmanın bedeli
Otobiyografi şiirinin,
Gibi okunmayan, gibi tozlu, gibi gülünç
dizesinde böyle demiyor muydu zaten?
Ahmet Kaya ile davalık olmuşlardı ve Ahmet Erhan telif için açtığı davayı kazanmıştı. Bu davadan yedi sekiz yıl sonra tanışmıştık........
