menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kız neş'esi ve yılmazlık

51 0
12.07.2026

“Kız neş’esi” şeklinde bir kavram var. Bu kavram ile yılmazlık (rezılyans) arasındaki ilişkiyi incelemek istiyorum. Öncelikle neşe veya neş’e kelimesinin yazılışına bakalım.

Söylerken ve yazarken yaygın olarak “Neşe” deriz. Ancak bu ifade bir galatı meşhurdur. Yani yaygın bir yanlış kullanımdır. Eskilerin deyimiyle doğru sözdense, meşhur olmuş yanlış daha iyidir. Bu bakış tarzıyla ‘neşe’ demek isterim. Ancak Yıldız Kenter bu kelime konusunda hassastı. Türk kültürüne ve Türk diline büyük saygısı olan büyük usta, “Neş’e” derdi ve böyle telaffuz edilmesini isterdi. Bir oyun sırasında genç bir oyuncu, “Neşe” deyince oyunu kesip “Ne dedin sen? Neş’e yerine neşe mi dedin?” diye uyarmıştı. Bu yüzden ustamıza saygıdan, konuşurken ‘Neş’e’ demeyi tercih ediyorum. Ancak bu yazıda galatı meşhura teslim olup “Neşe” diyeceğim.

Buket Uzuner’in, “Bir Hayatta Kalma ve Direniş Gücü Olarak Kız Neşesi”* isimli bir kitabı var. Uzuner’in diğer kitapları gibi bu da güzel. Söz konusu kitapta yazar kız neşesinin insanın varoluşunda önemli bir yere sahip olduğunu, uygarlığın gelişimine ivme katan bir dişil enerji sayılabileceğini savunuyor.

Uzuner kitabında, “Kız neşesi kavramını elbette ben icat etmedim ancak bu kavram benimle özdeşleşti ve adımın önüne geçti” diyor.* Doğrudur. “Kız neşesi” kavramı ülkemizde kırsal kesimde, kasabalarda ve kentlerde çok eskiden beri telaffuz edilen bir kavram.........

© Cumhuriyet