menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emeklilere acımıyorum

481 0
19.07.2026

Atasözü hiç kullanmam, kullanılmasına da kulak asmam. Çoğu boştur! Örneğin “Ağlamayan çocuğa meme verilmez!” nefret ettiğim bir atasözüdür. İşçi/iş veren ilişkisinde kullanılması çok yanlış. Ağlamayacaksın, kazanmak için mücadele edeceksin.

Memleketimizin emeklileri bu atasözüne çok inanıyor olmalılar ki durmadan ağlıyorlar (iktidara göre “zırlıyorlar”). Oysa sözlüklerde aşağıda okuyacağınız türden bol bol örnek var. Toplu iş sözleşmesi yapmazsan, sendikalı olup grev yapmazsan hepsi boş.

Şiir de yazan büyük toplumbilimci Ziya Gökalp, bilinen bir şiirinde şöyle der: “Ahlak yolu pek dardır./ Tetik bas, önü yardır./ Sakın hakkım var deme,/ Hak yok, vazife vardır!”

Ziya Gökalp gibi düşünmüyorum. Yaptığın iş sana “hak” kazandırır. Ziya Gökalp bu felsefesiyle bireyin topluma karşı öncelikli borçları olduğunu ve “hak” arayışından önce “görev” bilincinin gelmesi gerektiğini vurgular. Ama bunun tersi daha doğrudur.

Yazımın gerisini daha önce yayımlanan bir yazımdan yararlanarak tamamlayacağım:

Televizyonların emeklilerin hal-i pür melalini tanımlayıp aktarmak için seçtikleri insanların neredeyse tamamı garip bir ruh durumu içinde. Konuşmalarından, hal ve tavırlarından çoğunun işçi emeklisi olduğunu anlıyorum. Devlet memuru emeklilerinin de durumu yasa ile belirlenmiştir: Yaptığı için bir unvanı, kadrosu, derecesi, kademesi vardır.

İşçi emeklilerinin durumu çok başka. Türkiye’nin........

© Cumhuriyet