menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bugünkü mülksüzleştirmenin zorbalık ve darbelerle başlangıcı

80 0
yesterday

Prof. Erinç Yeldan, Habertürk’te Eren Eğilmez’in programında, emek üzerindeki sömürünün 1980’den itibaren nasıl katlanarak arttığını anlatıyordu. Türkiye’de emeğin mücadele yükselişi ve bunun sonucunda kazançtan aldığı payın doruk noktası 1979 yılıymış. 1980’den itibaren baş aşağı gidiyor emek.

1980 hem ülkemiz hem dünya için, sermaye-emek ilişkilerinde sömürünün yılbeyıl artmaya başladığı bir dönüm noktasıdır.

1980, 77’lerden itibaren gençliğin birbirine kırdırıldığı, ülkede can güvenliğinin sıfırlandığı ve millete illallah dedirtildiği ve hemen arkasından askeri darbenin yapıldığı yıldır.

İçimizdeki Amerikalılıların da Pentagon’a bizim çocuklar başardı mesajını ilettiği yıl.

Bu yazı 10 gün önce yazılmalıydı belki de 12 Eylül’de. Ama fon rezilliği patlamamış, lağımlar akmamış ve borsa çökmemişti.

12 Eylül askeri darbesi Amerikancı genel kurmayın, ülkemizi, dışarıda ABD’nin “Yeşil Kuşak” politikasının esiri yaptığı yıldır. Rusya’ya karşı Yeşil İslam Kuşağı oluşturulurken ülkemiz yönetimine de İslamcılık şırıngası, tepeden, şimdi ölü gk başkanı ve arkadaşları eliyle...

Ama bu sadece dış politika tarafıydı. İç politikada da emeğin örgütsüzlüğünün ve ulusal bir devlete neoliberal entegrasyonunun dayatıldığı yıldır.

Başrolde askerlerin gözdesi Turgut Özal ve ABD emperyalistlerinin Türkiye’de yürürlüğe soktukları 24 Ocak (1980) kararları vardır.

1980, dünya için de çok önemlidir. Şikago Okulu’nun özellikle Milton Friedman’ın neoliberal ekonomik anlayışının dünya genelinde egemen kılındığı ve kurumsallaştığı ana dönemdir.

Fakat bu dönemin teorik hazırlığı yıllar önce başladı ve ilk pratik uygulaması 1973’te Şili’de gerçekleşti. Hem de kanla:

Bu........

© Cumhuriyet