Kitabı alamayan elensin mi?
Bir üniversite öğrencisi...
Adı Çağlar Mert Ertuğ.
Onun ve üniversitedeki arkadaşlarının yaşadıklarını duyunca çok üzüldüm. Çünkü bu ülkede artık yaşananlara kızmaktan çok üzülüyorum.
Herkes birbirinden para koparma derdinde. Buna tarihi kurumlarımız bile başlamış durumda.
Soruyorum size: Bu ülkede eğitimde fırsat eşitliği var mı? Cevabını üniversite sınavları sonrasında yapılan reklamlarda veya üniversite broşürlerinde aramayın.
Hazırlık sınıflarına bakın.
Gazetemiz Cumhuriyet, bir süre önce Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yaşanan bir uygulamayı haberleştirdi. İngilizce hazırlık okuyan öğrenci kardeşimiz Çağlar Mert Ertuğ, derslerde kullanılan kitapların fiyatı nedeniyle CİMER’e başvurmuştu.
Aslında mesele kitabın fiyatından çok bu kitabın zorla aldırılmak istenmesiyle ilgiliydi.
Pahalı kitaplar alınmadan dersin bir kısmına ve hatta 100 not ortalamasına fiilen erişilemiyordu.
Kitap ücreti ise toplam 16 bin Türk lirası!
Kitaplar alınmazsa ne oluyordu?
QR kodlu sistemlere girilemiyor, çevrimiçi ödevler yapılamıyor, dönem içi notun bir bölümü otomatik olarak kaybediliyordu.
Yani üniversitenin belirttiği kitap alınmaz ise not değerlendirmesi otomatikman yüzde 10 eksi ile başlıyordu.
Sınav da kitaptan yapıldığı için dersten geçme imkânınız neredeyse kalmıyordu.
Kimse “Kitap almayan derse giremez” demiyordu belki. Ama sistem şöyle çalışıyordu: Paran varsa tam not, yoksa eksik........
