Çocukluk rehin, geleceğimiz yitik
Hukuk devleti olmamıza karşın, çocuklarımız akıl sağlığı ve ülkenin geleceği için geri dönüşü güç pedagojik yıkımla yüz yüze. Sorun salt yetişek (müfredat) değil, çocukların bilişsel-psikolojik gelişimine sistemli karışma. Oysa pedagojik formasyonu olmayan tarikat üyeleri okullara giremez!
BİLİŞSEL GELİŞİM VE SOYUT TERÖR: TIBBİ UYARI
Gelişim psikolojisi ustası Piaget’nin vurguladığı gibi, çocuklar 11-12 yaşa dek somut işlemler dönemindedir. Küçük çocuklara ölüm, cehennemde yanma, azap, Allah gibi soyut kavramların şırıngalanması, beyin gelişiminde toksik stres doğurur. Bu, toplum sağlığını tehlikeye atar.
- Nörobiyolojik yıkım: Sürekli korku ve suçluluk duygusuyla uyarılan amigdala, çocu- ğun mantıklı düşünme ve sorun çözme merkezi pre-frontal korteks gelişimini baskılar. Bu durum, yetişkinlikte anksiyete bozuklukları, Obsesif kompulsif bozukluk ve sorgulama yetisi felç, boyun eğen kişiliğe yol açar. Toksik stres, yetişkinlikte kalp hastalıkları ve diyabet gibi sağlık sorunlarını tetikler.
- Pavlov koşullandırması: Küçük yaşta anlamı bilinmeden ezber ve törenler, klasik koşullama (köpek deneyi) mantığıyla işler. Çocuk, ödülden kaçıp cezadan (cehennem azabı vd.) kurtulmak için robotlaşır. Bu, öğrenme değil, zihinsel evcilleştirme, teslim almadır. Bu çocuklar değer bilgisi edinemez. Etik-moral temelli vicdani olgunlaşma olmaz.
SAĞLIK HUKUKU&ULUSLARARASI STANDARTLAR: İHLAL KRONİĞİ
MEB’in STK kisvesiyle tarikat-cemaatları okullara sokması (ÇEDES, MESEM vb. protokoller), hem anayasa md. 2’deki değiştirilemez laiklik ilkesini hem de 42. maddedeki........
