menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bakırköy’de BASAD Şiir ve Sanat Etkinliği

9 0
06.04.2026

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”  

“Sanat güzelliğin ifadesidir… Bu ifade söz ile olursa şiir, nağme ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltıraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.”

Mustafa Kemal Atatürk

Bakırköy Metro durağında inerek güzel ve güneşli havada yürüdüm. Etkinlik başlamadan önce salona girip yaptım. Gerekli selamlaşma  yapıldı. Yönetici ya da düzenlemeci Sn Gülşen Şenderin, adımı listeye ekledi.

Tam saatinde izlenceye başlandı. Yönetici açış konuşmasından da; Köy Enstitüleri konulu konuşma ve açıklamaların Zihni Aydın tarafından gerçekleştirileceğini, ardından şiir okumalarına yer verileceğini belirti.

Konuşmacı Sn Aydın, elinin altındaki kimi levhalarla ayrıntılı olarak köy enstitüleri konusunda  bilgilendirme yaptı. Sonrasında sorulara yanıtladı. Herkes aklına geleni söyledi. Oysa bu ortamda geriye dönüşün olmayacağı bellidir. O yıllarda o ruh, o ortam ve davranış geçerli olmuş. Bugünlere kadar sürse elbette çokiyi olurdu. Olumsuzluğa ilginç bir örnek: Bir ilaç düşünelim, üzerindeki kullanma tarihi epey geçmişse Artık çöpe atılması gerekir…

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu’da yatılı okudum.  Tarım öğretmenimiz, bağ-bahçe işlerinde bizi çalıştırmaya kalktı. Herkesin zoruna gitti ve başarılı olamadı… Böyle bir durumda öğretmen ağladı!

Sonra Ağrı’nın ücra ve kan davalı yoksul bir köyünde iki yıl görev yaptım Nasıl yaptığımı bana sorunuz!

Konuşmacı, Şair ve Sanatkar Adları Şöyle:

Ahmet Tığlı, Zihni Aydın, Saniye Aydın, Gülşen Şenderin, Gülen Öztürk,  Hacer Çoban, Hüseyin Kuzucan, Galip Uyar, Muhsin Durucan, Şengül Yıldırım, Saadet Kılıçaslan, Ertuğrul Yıldız, Mirza Sevilmiş, Enver Hergüler, Leyla Salbaş, İclal Akkaplan, Aysel Doğan, Adil Demirci, Günfer Demirci, Ednan Almaz, Kadriye Sola, Şahan Can Şahan, Kazım Üçok, İsmail Deryaboz, Şahap Adıgüzel, Aliriza Yıldız, Nuri Karakelle, Onur Erdoğan, Ateş Dikmetaş, Savaş Koç, İbrahim Şen, Emin Hasan Doğan, Erdoğan Keskin, Hayriye Yıldız, Asuman Atasayar, Yörük Şair,  Aysema Gündeş,  Kasım Kara,  Filiz Kuş Akdağ, Savaş Tuğsavul, Aslan Seymen, Nükhet Everest, Süleyman Süer, Turhan Bal, Nurten Yorgancı, Cahide Kuşseyir. ..

Okuma sıram geldiğinde; kısa kimliğimi açıkladım ve şiirimi okudum:

Unutmak olur mu güzel günleriSen unutur oldun, unutmuyorumHerkes olmalıdır sözünün eriSen unutur oldun, unutmuyorum

Can tanem kanıma koşarak girdinSen umutlandırdın yeminler ettinVerdiğin sözünden cayarak gittinSen unutur oldun, unutmuyorum

Anlaşılmaz gönlün yolun buldu muVicdanın beynine bunu sordu muAşka ihanetin uygun oldu muSen unutur oldun, unutmuyorum

Birlikteyken hayal kurardık bir birBöyleyken kaçmanız bilmem nedendirDuyguyu tüketmen sebebin midirSen unutur oldun, unutmuyorum

Durucanca bunu anlamaz olduBahçemin gülleri çok erken solduGönül gücüm ümit birden mahvolduSen unutur oldun, unutmuyorum.

İmgelere yer verilmiş, düşündürücü, özenle kaleme alınmış ve şiir özgeliği olan birkaç şiir vardı. Bunlardan birisi Gülen Öztürk‘e aittir.

Yeniden pencereler açılır mı umudaYeniden güneş ışığını saçar mı bilmemDağların tepesinden gün doğar mı acaba?Bağlar mor salkımlı üzüm verirse yenidenBir sen kopar sevdiğim, bir de bana ver.

Gökyüzü yine mavi bakar mı bize ?Dereler, ırmaklar çağlar mı bilmemSürülür mü tarlalar bir baştan bir başa ?Toprak mis gibi kokar mı acepBaşaklar boy verirse yenidenBir sen topla sevdiğim bir de bana ver.

Elma şekerlerini görünce birer birerTebessümler coşmaz mı çocukların yüzündeUçurtmalar yine uçar mı o en yükseklerdeKuşlar cıvıl cıvıl öter mi bahçelerdeBiterse karanlıklar sahidenDoya doya öpelim gözlerinden sabahıYeşerirse umutlar yenidenBir sen kucakla sevdiğim bir de bana ver.

Toplar mıyız biz yine papatyalar gelinciklerYeni baştan tutar mıyız saçlarından baharıBulursak sarılalım sevinçleri harbidenKalmasın gönüllerde gazel yapraklarıBardak bardak dolarsa mutluluklar yenidenBir sen iç sevdiğim bir de bana ver.

Kucaklar mıyız yıldızları gecenin bir yarısındaDizelerde buluşup şiirler döker miyiz yenidenYine içer miyiz Ceylan Pınarı’nın sularınıSevda türküsü yükselir mi kavganın tam ortasındaEn güzel sesleri duyarsak bütün lehçelerdenYeniden güller açınca çiçek bahçelerindenBir sen kokla sevdiğim bir de bana ver.

Şöyle bir değerlendirme yapacak olursak: Gerekli uyarılmalara karşın, gürültü ve telefon sesleri bir türlü kesilmedi. Sık sık dışarı çıkış ve girişler dikkati dağıttı ve ortam için hoş olmadı!

Geçmişte  Tekirdağ ve Edirne illerinde görev yaparken, Pera Palas‘ta her ay düzenlenen; Feyzi Halıcı, Gültekin Samanoğlu ve Ahmet Özdemir’in yönettikleri, disipline dayalı etkinliğe katıldım ve mutlu oldum! Kendi şiiri olan okur olarak kayda alınır, olmayan dinleyici olurdu. Elde kitap ve dosya kağıdı ile şiir okunmazdı. Ezbere ya da küçük avuç içi yazı seslendirilirdi. Gönül, öylesi ortamların olması arayışındadır…

“Bana benden olur her ne olursa, Başım rahat eder dilim durursa” atasözü, insanın başına gelen çoğu sıkıntının kendi hatalarından, özellikle düşüncesizce konuşmasından kaynaklandığını vurgular. Kişinin diline hakim olup gereksiz konuşmadığı sürece huzur bulacağını anlatan önlem ve denetimi öğütleyen sözdür.

Toplu fotoğraf çekimleri sonrasında etkinlik sonlandırıldı. Emeği geçenleri kutlamak, insanı bir görevdir!


© Bodrum Gündem