menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs gazının kardeşçe paylaşım kurgusu

25 0
26.04.2026

Kardeşçe paylaşmak nedir? Fifti fifti. Bütün Kıbrıs adasının denizlerinde çıkacak gazın yarısı senin, yarısı benim. Bunun pazarlığı zaten yakışıksız olur. Üç bana, beş sana hesabına girersek zaten olayın keyfi kaçar; kardeşliği de kalmaz. ‘Kim kime ne kadar diş geçirebilirse’ mücadelesine geliriz.

Peki nasıl olacak bu? Rum neden kabul etsin Türkler ile gazı paylaşmayı? Onlara göre gazın hepsi onların değil mi?

Keyifleri isterse kabul ederler, istemezse kabul etmezler ama bize yakışanı, kendi çözümümüzü masaya koyalım. Biraz masada önerimiz beklesin, demlensin. Bırakalım ötesini onlar düşünsünler.

Gelin, masaya koyacağımız öneriyi kurgulayalım. Anlaşma sadece Ankara ve Atina arasında imzalanacak. Ankara ve Atina ortak bir şirket kuracak; P-P ortaklık olacak. İsmi “Cyprus Petroleum” (CP) diyelim. Atina, Rum kesimi ile kendi hissesini paylaşacak; istedikleri oranda paylaşırlar. Biz de KKTC ile hissemizi paylaşacağız. Misal, yarı yarıya olabilir; orası da halledilir. Anlaşma süresine de misal, 20 sene diyelim. İstenirse uzatılır.

Anlaşma uyarınca, Kıbrıs adasının çevresindeki karasuları ve ekonomik yetki sahasındaki tüm petrol ve gaz hakları CP’ye devredilecek. Rum kesimi kendi parlamentosundan yasa geçirecek, KKTC kendi parlamentosundan geçirecek ve iki taraf da muhatabı olan Atina ve Ankara ortaklığındaki CP şirketine ilgili çalışma ve yetkilendirme iznini verecek. Karasularını ve hatta kara sınırlarını tariflemeden, bu konuda kavgaya tutuşmadan, geniş anlamda tüm Kıbrıs adasının sularındaki petrol ve gaz hakkı şirkete devredilecek. İki taraf da mevcut tüm yetki, arama, sondaj vb. sahalarının lisansını iptal edecek ve ilgili şirketleri CP ile masaya oturup yeni anlaşma yapmaya davet edecek. Mevcut çalışan şirketlere, çalışma başlattığı sahalarda devam etmeleri için bir miktar kolaylık sağlanabilir. Beğenmeyen gider, nereye isterse dava açar.

Buraya kadar dikkat ettiyseniz Rum kesimine henüz havucu uzatmadık. Buraya kadar Rum kesimi için bu anlaşma “kabul edilemez” seviyede. Şimdi havuç kısmıyla devam ediyoruz.

CP şirketine ilave olarak Türkiye ve Yunanistan’dan boru hattı geçirme, döşeme haklarını ve ilgili tüm lisansları da veriyoruz. İlgili pompa istasyonları, depoların kurulumu, deniz altından Türkiye’ye boru döşenmesi, hattın Yunanistan’a geçirilmesi ve oradan ilgili ülke sınırına kadar ulaştırılmasının hakkı da CP şirketine veriliyor. Yani Türkiye ve Yunanistan, gazın geçişi için alacağı paradan, vergilerden feragat ederek bu hakkı ortak olduğu ilgili şirkete devretmiş oluyorlar. Türkiye’deki sınır daha uzun; bu yüzden Türkiye aslında daha büyük varlığı şirkete sermaye olarak koymuş oluyor.

Bu geldiğimiz seviye, Rum kesiminin anlaşmayı kabul etmesi için makuldür. Bu anlaşma olmazsa Rum kesimi yabancı petrol şirketleri ile avantajlı üretim anlaşması yapamaz; çünkü gazın mülkiyeti tartışmalı, sınır ihtilafı var, politik ihtilaf var ve hatta ileride askerî çatışma riski dahi var. Zaten mevcut anlaşmaları da dengesiz, fazlaca petrol şirketleri lehine. Zaten gaz üretilse dahi pazarlanması, Rum kesimi için çok pahalı olacak. Bunu biliyorlar; bu yüzden keşfedilen gaz sahalarında üretim konusunda gecikmeler var.

Önerdiğimiz anlaşma ile bütün sorunlar ortadan kalkıyor. Politik risk ortadan kalkıyor, yabancı firmalara pahalı fiyattan bu arama bölgeleri tahsis edilebilir ve üretilen tüm gazın pazarlanması için en uygun boru hattı çözümleri de hazır. Daha ne istesinler? Elbette bu zenginliği komşuları Türkler ile paylaşacaklar. Kıbrıs’ın toprağını da, kaynaklarını da seve seve, er ya da geç paylaşmaya razı olacaklar; buna mecbur olduklarını biliyorlar zaten. Bu anlaşma ile masaya bir çözüm koymuş oluyoruz.

Dikkat ederseniz KKTC ile Rum kesimi arasındaki mevcut........

© Aydınlık